İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Borçlunun Hakları: Mühlet, İtiraz ve Süreç Yönetimi

12 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Konkordato, borçlu için sadece bir koruma kalkanı değil; aynı zamanda sıkı bir denetim ve raporlama rejimidir. İİK ve HMK ekseninde yürüyen süreçte borçlunun hakları, yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesine bağlı olarak korunur. Bu dengeyi kaçıran dosyalarda mühletin kaldırılması riski hızla gündeme gelir.

Talep Aşamasında Dosyanın Kurgusu

Başvuru, yalnızca borç listesinden ibaret değildir. Ödeme güçlüğünün sebebi, işletmenin faaliyetini sürdürebilir olduğunu gösteren veriler ve alacaklılara sunulan projenin gerçekçiliği birlikte değerlendirilir. Projede öngörülen ödeme oranı ve takvimi, işletmenin nakit akışıyla desteklenmiyorsa süreç ilerleyen aşamada tıkanır.

Geçici ve Kesin Mühlette Borçlunun Konumu

  • Mühlet süresince borçlu, işletmesini komiserin gözetiminde yönetmeye devam eder.
  • Bazı tasarruf işlemleri izne bağlıdır; izinsiz işlemler sonuç doğurmayabilir.
  • Komiserin bilgi ve belge taleplerine zamanında yanıt verilmesi gerekir.
  • Alacaklılar kuruluna yapılan sunumlar, projenin kabulünü doğrudan etkiler.

Alacaklı İtirazlarına Karşı Hazırlık

Alacaklılar genellikle üç noktadan itiraz eder: alacağın miktarı, sıra ve teminat durumu, bir de projenin uygulanabilirliği. Bu itirazlara karşı hazırlık, dosyaya sonradan belge yetiştirmekle değil; baştan tutarlı bir muhasebe ve sözleşme arşiviyle yapılır. Alacak listesi ile defter kayıtları arasındaki farklar, itiraz edenin en kolay dayanağıdır.

Mühletin Kaldırılması Riskini Yöneten Davranışlar

Sürecin kötüye kullanıldığı izlenimi doğuran her davranış risklidir: bildirilmeyen tahsilatlar, izne tabi işlemlerin izinsiz yapılması, komisere eksik bilgi verilmesi. Buna karşılık düzenli raporlama, ödeme kaydının şeffaf tutulması ve projede yapılan revizyonların gerekçelendirilerek sunulması, borçlunun konumunu güçlendirir. Revizyon ihtiyacı doğduğunda bunu geç değil, veriler değiştiği anda gündeme getirmek gerekir.

Anlaşma Yolu ile Yargısal Sürecin Karşılaştırılması

Bazı dosyalarda büyük alacaklılarla yapılacak ikili yapılandırma, konkordatonun tamamından daha hızlı sonuç verebilir. Karar verirken bakılan ölçüt şudur: alacaklı yapısı yoğunlaşmış mı, yoksa çok sayıda küçük alacaklıya mı dağılmış? Yoğunlaşmış yapıda müzakere gerçekçidir; dağınık yapıda ise ortak bir çatı altında yürütülen süreç zorunlu hâle gelir. Bu tercih, teminatlı alacakların durumu dikkate alınmadan yapılamaz.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar; işletmenin ölçeği, alacaklı yapısı ve teminat durumu tabloyu esaslı biçimde değiştirdiğinden, adım atmadan önce mali ve hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla