Konkordato, borçlu için bir soluklanma imkânı olduğu kadar sıkı bir takvim disiplini de getirir. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen süreçte, mühletin sağladığı korumadan yararlanmak kadar mühlet içindeki yükümlülükleri zamanında yerine getirmek de belirleyicidir. Bu rehber, borçlunun haklarını ve bu hakların hangi anlarda kaybedilebileceğini konu alır.
Geçici Mühletten Kesin Mühlete Geçiş
Başvurunun ardından verilen geçici mühlet, alacaklıların takiplerine karşı ilk korumayı sağlar; ancak bu koruma kalıcı değildir. Geçici mühlet içinde komiserin incelemesi ve borçlunun sunacağı belgeler, kesin mühlete geçilip geçilmeyeceğini belirler. Bu aşamada istenen ara bilgi ve belgelerin geç sunulması, dosyanın esastan değil usulden zayıflamasına yol açar.
Borçlunun Elinde Kalan Yetkiler
Mühletin ilanı, borçlunun işletmesini yönetmekten tümüyle uzaklaştırılması anlamına gelmez. Ancak bazı işlemler mahkemenin iznine bağlıdır ve izinsiz yapılan işlemler geçersizlik yaptırımıyla karşılaşabilir.
- Rehin tesisi, kefalet ve ivazsız kazandırmalarda izin şartı
- Taşınmaz ve işletmenin devamı için önem taşıyan varlıkların devri
- Komisere düzenli raporlama ve kayıt düzeninin sürdürülmesi
- Mühlet içinde doğan borçların ayrı hesapta izlenmesi
Alacaklı İtirazlarına Yanıt Penceresi
Alacaklıların projeye ve alacak cetveline yönelik itirazları için tanınan süreler kısadır. Borçlu bakımından asıl risk, itirazın kendisinden çok itiraza zamanında ve belgeye dayalı cevap verilememesidir. Cetvelde yer alan bir alacağın miktarına veya sırasına itiraz edilmemişse, ilerleyen aşamada aynı itirazı yeniden gündeme getirmek büyük ölçüde güçleşir. Bu nedenle cetvelin ilan tarihi takvime ayrı bir kalem olarak işlenmelidir.
Mühletin Kaldırılmasına Giden Yol
Mühlet, borçlunun mali durumunun iyileşme ihtimalinin kalmadığı ya da yükümlülüklerin ihlal edildiği kanaatine varıldığında kaldırılabilir. Uygulamada bu sonuca en sık yol açan sebepler, komisere bilgi verilmemesi, izne tabi işlemlerin izinsiz yapılması ve mühlet içinde doğan borçların ödenmemesidir. Yani süreç çoğu kez projenin içeriği yüzünden değil, usul yükümlülüklerinin aksatılması nedeniyle sona erer.
Projenin Tasdiki Sonrası Takvim
Tasdik kararı süreci bitirmez; projede öngörülen ödeme planının takibi başlar. Ödemelerin aksaması, alacaklılar bakımından yeni talep yollarını açar. Bu nedenle tasdik sonrasında da vade takvimi, teminatların durumu ve raporlama yükümlülükleri aynı disiplinle izlenmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. İşletmenin yapısı, borç kompozisyonu ve teminat durumu süreci belirgin şekilde değiştirdiğinden, başvuru öncesinde profesyonel hukuki ve mali destek alınması önerilir.