İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Borçlunun Hakları: Süre ve Usul Planı ile Uzlaşma-Dava Tercihi

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Konkordato, borçlu için bir kaçış kapısı değil, sıkı biçimde takvime bağlanmış bir yeniden yapılandırma usulüdür. İİK ve HMK çerçevesinde ilerleyen bu süreçte borçlunun sahip olduğu haklar, çoğu zaman doğru zamanda kullanılmadığı için değil, hiç fark edilmediği için kaybolur. Bu rehber, borçlu tarafın süre ve usul planını nasıl kuracağına odaklanır.

Borçlunun Elindeki Haklar Nelerdir?

Konkordato talebinde bulunan borçlu, geçici mühlet kararıyla birlikte takiplerden korunma, işletmesini komiser denetiminde yönetmeye devam etme, alacaklılarla proje üzerinden görüşme ve kendi lehine olan bilirkişi ve komiser değerlendirmelerine karşı beyanda bulunma imkânına sahiptir. Bu hakların tamamı süreye bağlıdır ve büyük bölümü ancak dosyaya yazılı beyan girildiğinde kullanılmış sayılır.

Takvimi Kuran İki Belge

Sürecin omurgası, ön projedeki ödeme takvimi ile komiser raporlarının tarihleridir. Borçlu tarafın kendi iç takvimi bu ikisini birleştirmelidir: hangi tarihte hangi rapor bekleniyor, hangi rapora kaç gün içinde cevap verilecek, mühlet uzatma talebi hangi eşikte gündeme gelecek. Bu tablo kurulmadığında borçlu, aleyhine bir rapor dosyaya girdikten çok sonra durumdan haberdar olur ve cevap hakkını fiilen kullanamaz.

Uygulamada Sık Görülen Kayıplar

  • Komiser raporundaki maddi hataya süresinde itiraz edilmemesi.
  • Mühlet içinde komiser onayı gerektiren işlemlerin onaysız yapılması.
  • Alacaklılar toplantısına hazırlıksız gidilmesi ve projenin sayısal dayanağının sunulamaması.
  • Rehinli ve rehinsiz alacaklıların ayrı ayrı ele alınmaması.
  • Ticari defterlerin projeyi destekleyecek düzende tutulmaması.

Anlaşma mı, Yargısal Yol mu?

Konkordatonun doğası zaten bir uzlaşma arayışıdır; ancak bu, her alacaklıyla ayrı ayrı yapılacak sulh görüşmelerinin her zaman doğru olduğu anlamına gelmez. Bazı alacak kalemlerinde alacağın varlığı veya miktarı tartışmalıysa, o kalemin projeye dahil edilmeden önce yargısal olarak netleştirilmesi projenin bütününü korur. Buna karşılık teminatlı ve tartışmasız alacaklarda uzun süren bir yargılama, ödeme kabiliyetini eriterek projeyi baştan işlevsiz kılabilir. Tercih, alacağın tartışmalılık derecesine ve işletmenin nakit döngüsüne göre kalem kalem yapılmalıdır.

Süreci Ayakta Tutan Alışkanlıklar

Borçlu tarafın en işe yarar aracı, düzenli ve gecikmesiz bilgi akışıdır. Komisere zamanında ve eksiksiz sunulan bilgi, hem mühletin devamı hem de projenin inandırıcılığı bakımından belirleyicidir. Gecikmeli veya çelişkili bilgi, esasa ilişkin hiçbir sorun olmasa dahi sürecin sonlandırılması riskini doğurur.

Bu metin genel bir yol haritası sunar; işletmenin borç yapısı, teminat durumu ve alacaklı bileşimi sonucu tamamen değiştirebilir. Konkordato sürecine girmeden önce mali ve hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla