İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Borçlunun Konumu: Mühlet Süreci ve Hak Kaybı Anları

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Konkordato, borçluyu takiplerden koruyan bir kalkan olduğu kadar tasarruf yetkisini sınırlayan bir denetim rejimidir. Sürecin borçlu açısından iyi yönetilmesi, mühletin hangi anda ne sağladığını ve hangi işlemin komiser iznine bağlı olduğunu bilmekle başlar.

Geçici Mühletten Tasdike Giden Hat

Talep, gerekli belgelerle asliye ticaret mahkemesine sunulur. Mahkeme belgeleri eksiksiz bulursa önce geçici mühlet kararı verir ve geçici komiser görevlendirir. Komiserin raporu ve alacaklıların itirazları değerlendirildikten sonra kesin mühlete geçilir. Süreç, projenin alacaklılarca kabulü ve mahkemenin tasdik kararıyla tamamlanır; tasdik edilmezse iflasa tabi borçlu bakımından iflas gündeme gelir.

Mühlet Neyi Sağlar, Neyi Yasaklar?

  • Kural olarak borçluya karşı takip yapılamaz ve başlamış takipler durur.
  • Rehinle temin edilmiş alacaklarda takip yapılabilse de muhafaza ve satış adımları sınırlıdır.
  • İşçi alacakları ve nafaka gibi bazı kalemler ayrı bir statüde değerlendirilir.
  • Sözleşmelerin sırf konkordato talebi gerekçe gösterilerek feshedilmesi mümkün değildir.
  • Faizin işleyişi ve alacakların sıralaması, projenin ödeme planında ayrıca ele alınır.

Komiser İzni Olmadan Yapılamayacak İşlemler

Mühlet kararıyla birlikte borçlunun işletmesini yürütmeye devam etmesi beklenir; ancak taşınmaz devri, rehin tesisi, kefil olma ve ivazsız kazandırma gibi malvarlığını azaltıcı işlemler izne bağlıdır. İzinsiz yapılan işlem hükümsüzlük yaptırımıyla karşılaşabildiği gibi, mühletin kaldırılması sonucunu da doğurabilir. Bu nedenle günlük ticari akış içinde hangi işlemin sınırı aştığı önceden yazılı bir talimatla netleştirilmelidir.

Hak Kaybının Yoğunlaştığı Anlar

  1. Geçici mühlet ilanından sonra alacaklıların itiraz ve bildirim penceresinin kaçırılması.
  2. Komiserin ara raporundaki olumsuz tespitlere zamanında yazılı cevap verilmemesi.
  3. Alacaklılar toplantısında oy nisabına ilişkin itirazların tutanağa geçirilmemesi.
  4. Tasdik duruşması öncesinde proje revizyonunun sunulmaması.
  5. Tasdik veya ret kararına karşı kanun yolu süresinin gözden kaçırılması.

Borçlunun Elini Güçlendiren Hazırlık

Sürecin kaderini belirleyen asıl belge, iyileştirme projesinin gerçekçiliğidir. Nakit akış tablosunun geçmiş dönem verileriyle tutarlı olması, tahsil edilebilir alacakların ayrı gösterilmesi ve kapasite kullanım verilerinin somut sunulması, komiser değerlendirmesinde belirleyicidir. Aşırı iyimser projeksiyon, kısa sürede raporlara olumsuz yansır.

Burada anlatılanlar genel işleyişe ilişkindir. Her işletmenin borç yapısı, teminat durumu ve alacaklı bileşimi farklı olduğundan, mühlet talebinden önce mali ve hukuki tabloyu birlikte değerlendiren bir çalışma yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla