İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Borçlunun Hakları: Uygulama Rehberi ve Uzlaşma mı Dava mı Kararı

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Nakit akışı bozulan bir borçlu için konkordato, borcu silen bir sığınak değil; alacaklılarla yeniden yapılandırma masasına oturmayı sağlayan bir usul aracıdır. İİK çerçevesinde yürüyen bu süreçte borçlunun elindeki en kritik karar, dosyayı anlaşmayla mı yoksa yargısal çekişmeyle mi taşıyacağıdır.

Konkordato Talebi Ne Zaman Gerçekçi Olur

Talebin işe yaraması için ödeme güçlüğünün geçici değil yapısal olduğunun, buna karşılık işletmenin faaliyeti sürdürüldüğünde alacaklıya iflastan daha fazlasını verebileceğinin gösterilmesi gerekir. Bu nedenle ön hazırlık, dilekçeden çok mali tabloların, nakit projeksiyonunun ve teklif edilen ödeme planının tutarlılığıyla ilgilidir. Rakamları birbirini doğrulamayan bir dosya, mühlet aşamasını geçse bile tasdik aşamasında zayıflar.

Mühlet Döneminde Borçlunun Konumu

Mühlet kararıyla birlikte borçlu, işletmesinin başında kalmaya devam eder; ancak artık tek başına hareket eden bir malik değil, denetim altında faaliyet gösteren bir taraftır. Komiserin izni gereken işlemleri izinsiz yapmak, süreci sürdürmenin en hızlı yollarından biridir. Uygulamada şu ayrımı baştan yazılı hale getirmek gerekir:

  • Olağan işletme faaliyeti sayılan işlemler ile izne bağlı tasarruflar
  • Mühletten etkilenen takipler ile rehin ve işçi alacağı gibi ayrık konumdaki alacaklar
  • Devam eden sözleşmelerden hangilerinin sürdürüleceği, hangilerinin yükten çıkarılacağı

Uzlaşma mı, Çekişmeli Yol mu: Karar Ölçütleri

Borçlu için asıl kırılma noktası, alacaklı gruplarının tavrıdır. Alacak yapısı birkaç büyük alacaklıda toplanmışsa, onlarla yapılacak bireysel yeniden yapılandırma görüşmeleri çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Alacak tabanı dağınık ve çok sayıda küçük alacaklıdan oluşuyorsa, projenin resmi süreçte oylanması daha öngörülebilirdir. Bu tercihi duygusal değil, alacaklı sayısı ve tutar dağılımını gösteren bir tablo üzerinden yapmak gerekir.

Süreci Baştan Zayıflatan Uygulama Hataları

En sık rastlanan hata, teklif edilen ödeme oranının ticari gerçeklikle bağını kurmadan yazılmasıdır. İkincisi, mühlet döneminde yapılan ödemelerde alacaklılar arasında eşitliği bozan tercihli davranışlardır. Üçüncüsü ise, teklifin reddi ihtimaline karşı hiçbir alternatif senaryonun hazırlanmamasıdır. Reddin sonucu ağır olduğundan, ikinci yol her zaman ilk dosyayla birlikte kurgulanmalıdır.

Sonuç Yerine

Burada anlatılanlar genel çerçeveyi tanıtmak içindir; her işletmenin borç yapısı, teminat durumu ve alacaklı profili farklı bir strateji gerektirir. Kendi dosyanızda hangi yolun daha az kayıpla sonuçlanacağını belirlemek için mali verilerinizle birlikte hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla