İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Borçlunun Hakları ve Başvurunun Yapılacağı Mahkeme

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ödeme güçlüğüne düşen bir işletme için konkordato, tasfiyeden kaçınmayı sağlayan bir yeniden yapılandırma yoludur. Ancak İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen süreçte, başvurunun yapılacağı mahkemeden mühlet içinde alınabilecek tedbirlere kadar her adım biçimsel kurallara bağlıdır. Yanlış mahkemeye yapılan başvuru ya da eksik belge listesi, geçici mühletin dahi alınamamasına yol açar.

Başvurunun Yapılacağı Yer

Konkordato talebi asliye ticaret mahkemesine yapılır. Yetki bakımından iflasa tabi borçlular için muamele merkezinin bulunduğu yer, iflasa tabi olmayanlar için yerleşim yeri mahkemesi esas alınır. Başvuru sırasında sunulacak konkordato ön projesi, mali durumu gösteren belgeler, alacaklı listesi ve makul güvence veren denetim raporu; talebin kabulünü belirleyen dört ana unsurdur. Bu belgelerden birinin eksikliği, mahkemenin talebi doğrudan reddetmesine sebep olabilir.

Mühlet Aşamaları ve Sağladığı Koruma

Belgeler tam ise mahkeme geçici mühlet kararı verir ve geçici komiser görevlendirir. Geçici aşamanın ardından koşullar sağlanıyorsa kesin mühlete geçilir. Mühletin borçluya sağladığı temel koruma şudur:

  • Kural olarak borçluya karşı yeni takip yapılamaz, başlamış takipler durur.
  • Rehinli alacaklılar bakımından takip ve muhafaza işlemleri yönünden farklı bir rejim uygulanır; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması ile satış aşaması aynı sonuca tabi değildir.
  • Bazı alacak türleri bu korumanın dışında tutulmuştur; işçi alacakları ve nafaka alacakları bakımından özel hükümler bulunur.

Borçlunun Sürece Katılım Hakları

Konkordato, borçlunun malvarlığı üzerindeki yönetimini tümüyle kaybetmesi anlamına gelmez. Komiserin gözetiminde işletme faaliyetine devam edilir. Buna karşılık mahkemenin belirlediği bazı işlemler, rehin tesisi, kefil olma ve ivazsız kazandırmalar gibi, izne bağlıdır ya da yasaktır. İzinsiz yapılan işlem hükümsüz sayılabileceği gibi, mühletin kaldırılması sonucunu da doğurabilir. Bu nedenle işletmenin günlük karar mekanizmasına, hangi işlemin izne tabi olduğunu gösteren bir kontrol listesi yerleştirilmelidir.

Alacaklı İtirazı Karşısında Savunma

Alacaklılar, projenin dürüst olmadığı veya teklifin kaynaklarla orantısız olduğu gerekçesiyle itiraz edebilir. Bu itirazlara karşı en etkili savunma; nakit akış projeksiyonunun gerçekçi varsayımlarla kurulması, tahsil edilebilir alacakların ayrı gösterilmesi ve teklif edilen ödeme oranının tasfiye hâlinde elde edilecek muhtemel sonuçla karşılaştırılmasıdır. Soyut iyileşme beklentisi yerine, sözleşmeye bağlanmış siparişler ve finansman taahhütleri dosyaya konulmalıdır.

Merci Karışıklığının Sık Görüldüğü Noktalar

  1. Mühlete rağmen başlatılan takibe karşı, icra dairesine değil icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluna gidilmesi gereken hâller.
  2. Komiserin işlem ve raporlarına yönelik itirazların, konkordato dosyasının görüldüğü ticaret mahkemesine yöneltilmesi.
  3. Mühlet öncesi doğan alacaklar ile mühlet sırasında doğan borçların ayrı rejime tabi olması.

Her işletmenin bilanço yapısı ve alacaklı bileşimi farklıdır. Bu metin genel bilgi verir; süreç mali müşavir ve avukat iş birliğiyle planlandığında sonuç alma ihtimali artar.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla