İçeriğe geç
AC

Konkordato Sürecinde E-Hacizlerin Kaldırılması: Kayıtla İspat ve Usul Tuzakları

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Konkordato talebiyle birlikte verilen geçici mühlet, borçlu için nefes alanı yaratır; ancak bu alan, sistemler üzerindeki elektronik hacizler otomatik olarak kalkmadığı için çoğu zaman kâğıt üzerinde kalır. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen süreçte mühlet kararının varlığı ile e-hacizlerin fiilen kaldırılması ayrı iki iştir ve ikincisi takip edilmezse şirketin ödeme kabiliyeti mühlete rağmen durur.

Mühlet kararı ile fiilî durum arasındaki boşluk

Mühlet kararı verildikten sonra takip yasağı doğar, fakat bankalar, tapu ve trafik kayıtları ile araç ve alacak üzerindeki mevcut elektronik hacizler ilgili icra dosyaları üzerinden ayrı ayrı işlem yapılmadıkça sistemde durmaya devam eder. Bu nedenle mühlet kararının hangi dosyalara, hangi tarihte bildirildiği titizlikle takip edilmelidir. Bildirimin yapıldığını gösteren kayıt, sonradan doğacak her tartışmanın çözüm anahtarıdır.

Hangi kayıtlar toplanmalı

E-hacizlerin kaldırılmasına ilişkin talep, hangi haczin hangi dosyadan geldiğini göstermeden sonuç vermez. Dosyada hazır olması gereken malzeme:

  1. Geçici veya kesin mühlet kararı ve tebliğ/ilan kayıtları
  2. Şirket hesapları üzerindeki blokelere ilişkin banka yazıları
  3. Haczin dayanağı icra dosyalarının numaraları ve derdest durumları
  4. Komiser raporları ve komiserin bilgilendirildiğine dair yazışmalar
  5. Kamu alacaklarına ilişkin ayrı takip kayıtları

Rehinli alacaklar ve kamu alacakları ayrımı

Konkordatoda tüm alacaklar aynı rejime tabi değildir. Rehinle temin edilmiş alacaklar ile kamu alacakları bakımından uygulama farklılık gösterebildiğinden, bu kalemler için genel bir “mühlet var, haciz kalkar” yaklaşımı yanılgı doğurur. Alacak listesi hazırlanırken kalemlerin niteliği baştan ayrıştırılmalı, itirazlar da bu ayrıma göre kurgulanmalıdır.

Usule aykırı işlem: dosyanın en kırılgan yanı

Uygulamada en çok karşılaşılan usul hataları şunlardır: talebin icra dairesi yerine doğrudan bankaya yöneltilmesi, mühlet kararının ilgili icra dosyasına sunulduğuna dair kayıt alınmaması, komiser onayı gereken işlemlerin onaysız yapılması ve mühlet süresince yapılan tasarrufların yetki sınırının aşılması. Komiser onayı olmadan yapılan işlemler, sürecin sonunda şirket ve yöneticiler bakımından ayrı bir sorumluluk tartışması yaratabilir.

Alacaklı tarafında dikkat edilecekler

Alacaklı bakımından mühlet, alacağın kaybı anlamına gelmez; alacağın süresinde bildirilmesi ve listeye doğru tutarla girmesi gerekir. Listeye alınmayan ya da eksik tutarla kaydedilen alacak için itiraz yolunun zamanında kullanılması, projeye ilişkin oylama sürecinde konumu belirler. Rehin ve teminat durumunun bildirime açıkça yazılması da ilerideki sıra tartışmasını önler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; her konkordato dosyası kendi mali ve hukuki yapısına göre değerlendirilir. Şirketinizin nakit akışını doğrudan etkileyen haciz ve bloke sorunlarında gecikmeden hukuki destek almanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla