Konkordato talebiyle birlikte borçlunun beklentisi, hesaplar üzerindeki elektronik hacizlerin kendiliğinden kalkmasıdır. Uygulama ise daha karmaşıktır: mühlet kararının etkisi ile hâlihazırdaki hacizlerin akıbeti farklı hukuki sonuçlara bağlıdır ve bu iki konunun muhatabı aynı mahkeme değildir.
Konkordato Talebi Hangi Mahkemeye Yöneltilir
İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde konkordato talebi, iflasa tabi borçlular bakımından muamele merkezinin, iflasa tabi olmayanlar bakımından ise yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. Muamele merkezinin ticaret sicilindeki adresle fiili yönetim yerinin farklılaştığı hallerde yetki itirazı gündeme gelebilir; bu nedenle talebin merkezin fiilen bulunduğu yeri gösteren belgelerle desteklenmesi gerekir.
Mühlet Kararı Hacizleri Kendiliğinden Kaldırır mı
Geçici veya kesin mühlet kararının temel etkisi, kural olarak borçlu aleyhine takip yapılamaması ve başlamış takiplerin durmasıdır. Buna karşılık daha önce konulmuş hacizlerin fiilen kaldırılması, mühlet kararının kapsamına ve haczin niteliğine göre değerlendirilir. Rehinli alacaklar ve mevzuatta ayrık tutulan alacaklar bakımından farklı bir tablo ortaya çıkabilir.
Mühlete Rağmen Devam Eden İşlemde Şikâyet
Mühlet kararına rağmen icra dairesince işlem yapılması ya da bankaya gönderilen haciz müzekkeresinin kaldırılmaması durumunda başvurulacak yer, konkordatoya bakan ticaret mahkemesi değil, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesidir. İcra dairesinin işlemine karşı şikâyet yolunun süresi vardır ve gecikme, blokenin uzamasına yol açar. Aynı olayda hem mühlet kararının kapsamına hem de icra işleminin usulüne dair itiraz varsa, bunlar ayrı dilekçelerle ilgili mercilere yöneltilmelidir.
Talebi Zayıflatan Belge Eksikleri
Konkordato taleplerinde en sık karşılaşılan ret sebebi, mali tablonun eksik sunulmasıdır. Dosyada bulunması beklenen belgeler genellikle şunlardır:
- Güncel bilanço, gelir tablosu ve ara dönem mali tablolar
- Alacaklıları, alacak tutarlarını ve rüçhan durumunu gösteren liste
- Malvarlığı unsurlarını ve üzerlerindeki takyidatları gösteren kayıtlar
- Ödeme teklifini destekleyen nakit akış öngörüsü ve dayanakları
- Bağımsız denetim veya makul güvence raporu ile ekleri
Komiser Denetimi ve İşlem Yasakları
Mühlet süresince borçlunun bazı işlemleri mahkemenin izni olmadan yapamayacağı unutulmamalıdır. Taşınmaz devri, rehin tesisi ve kefalet gibi işlemlerin izinsiz yapılması, sürecin sonlandırılmasına dayanak oluşturabilir. Bu nedenle şirket içinde imza yetkisi bulunan kişilere yasak kapsamının yazılı olarak bildirilmesi pratik bir önlemdir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Alacak yapısı, teminat durumu ve mühletin kapsamı sonucu doğrudan etkilediğinden, dosyanızdaki kararlar üzerinden hukuki destek alınması gerekir.