Konkordato talebiyle nefes almayı uman şirketlerin en sık yaşadığı sorun, mühlet kararı verilmiş olmasına rağmen banka hesaplarına e-haciz uygulanmaya devam edilmesidir. Bu noktada yapılan hata genellikle hukuki değil, adres hatasıdır: şirketler bankayı arar, muhasebe üzerinden yazışır, bazen doğrudan alacaklıyla pazarlığa oturur. Oysa İİK ve HMK çerçevesinde her bir işlemin itiraz mercii ve süresi ayrı ayrı belirlenmiştir; yanlış mercie yapılan başvuru sırasında hesaplar bloke kalmaya devam eder.
Mühlet Kararı Kimi Bağlar?
Geçici veya kesin mühlet, asliye ticaret mahkemesince verilir ve kural olarak borçlu aleyhine takip yapılmasını engeller. Ancak kararın hüküm doğurması için ilgili yerlere tebliği ve ilanı gerekir. Uygulamadaki tıkanma çoğunlukla bu iletim aşamasındadır: karar mahkemede vardır ama haczi koyan icra dosyasına henüz yansımamıştır. Rehinli alacaklar ile kamu alacakları bakımından mühletin etkisi özel düzenlemelere tabi olduğundan, her haciz aynı sonuçla kaldırılmaz; alacağın türü önce belirlenmelidir.
Haczi Kim Kaldırır: Banka mı, İcra Dairesi mi, Mahkeme mi?
- Bankanın hesaptaki bloke üzerinde takdir yetkisi yoktur; haczi koyan icra dairesinin yazısı olmadan çözüm yapamaz.
- Mühlet kararının sunulması ve haczin kaldırılması talebi, takibin yürüdüğü icra dairesine yöneltilir.
- İcra dairesi talebi reddeder veya işlem yapmazsa, artık adres icra mahkemesidir; buradaki yol şikâyettir.
- Şikâyet süresi kısadır; kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gün içinde yapılır. Kamu düzenine aykırılık gibi sınırlı hallerde süre aranmaz, ancak buna güvenip beklemek risklidir.
Yetki: Hangi Yerin Ticaret Mahkemesi, Hangi Yerin İcra Mahkemesi?
Konkordato talebi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine yapılır; merkez adresi ile fiilî faaliyet yerinin farklı olduğu şirketlerde bu ayrım baştan netleştirilmelidir. Buna karşılık haciz işlemine yönelik şikâyet, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde incelenir. Aynı olayda iki farklı yer mahkemesinin devrede olması olağandır ve dilekçelerin karıştırılması en sık görülen usul hatasıdır.
Komiser Raporu ve Şirketin Yükümlülükleri
- Mühlet süresince yapılan işlemlerin komiser denetimine tabi olan kısımları ayrıştırılır.
- Mahkemenin izin verdiği işlemler dışında taşınmaz devri, rehin tesisi gibi tasarruflardan kaçınılır.
- Alacaklılar listesi ile ticari defter kayıtları arasındaki fark, itiraz gelmeden önce giderilir.
- Nakit akış projeksiyonu, ödeme teklifiyle sayısal olarak uyumlu tutulur.
- Mühletin kaldırılması talebine karşı savunma dosyası, süreç boyunca güncel tutulur.
Zaman Kaybını Önleyen Küçük Ayrıntılar
Haciz yazısının hangi tarihte bankaya ulaştığı, mühlet kararının hangi tarihte ilan edildiği ve icra dosyasına hangi tarihte sunulduğu üç ayrı tarihtir. Şikâyet süresinin başlangıcı tartışılırsa, bu üç tarihi belgeleyen çıktılar belirleyici olur. Ayrıca hesabın tamamı yerine yalnızca haczedilemeyen kalemlerin serbest bırakılması gerekiyorsa, talep bu ayrımı açıkça içermelidir.
Konkordato dosyaları alacak yapısına, teminat durumuna ve şirketin faaliyet alanına göre birbirinden çok farklı seyreder. Buradaki anlatım genel bilgilendirmedir; hesabınıza konulan haczin dayanağını ve doğru başvuru yolunu, dosyayı gören bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz gerekir.