Konkordato talebiyle birlikte verilen geçici mühlet kararının en görünür sonucu, borçlu hakkındaki takiplerin durmasıdır. Uygulamada ise borçlunun banka hesapları üzerindeki elektronik hacizler, kararın verilmesiyle kendiliğinden ortadan kalkmaz; bu, hem borçlunun işletme sermayesini kilitler hem de alacaklı ile borçlu arasında yeni bir uyuşmazlık doğurur. Bu rehber, konkordato ile e-haciz ilişkisine ve alacaklının anlaşma yoluna gitmesi ile takibi sürdürmesi arasındaki tercihe odaklanıyor.
Mühlet Kararının Hacizlere Etkisi
İcra ve İflas Kanunu uyarınca mühlet süresince borçlu aleyhine yeni takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; belirli istisnalar saklıdır. Ancak hukuken duran bir takip ile bankada fiilen bloke duran bir hesap farklı şeylerdir. Blokenin çözülmesi için mühlet kararının ilgili icra dairelerine ve bankalara bildirilmesi, gerekiyorsa haczin kaldırılmasına yönelik ayrı talep sunulması gerekir. Bu bildirimin gecikmesi, konkordatonun amacı olan faaliyetin sürdürülmesini doğrudan sekteye uğratır.
Borçlu Tarafında Yapılacaklar
- Mühlet kararının tebliğ ve bildirim akışını gün gün takip etmek; hangi dairelere ulaştığını kayıt altına almak.
- Hesap bazında hangi dosyadan haciz konduğunu listelemek; her biri için ayrı talep hazırlamak.
- Rehinli alacaklar ve istisna kapsamındaki takipler bakımından farklı bir plan kurmak.
- Komiser denetimindeki işlemler için önceden izin gereken hâlleri ayırmak; izinsiz işlem mühletin kaldırılması riskini doğurur.
- İşletmenin nakit akışını, blokelerin çözülme takvimine göre yeniden planlamak.
Alacaklı Açısından: İtiraz mı, Projeye Katılım mı?
Alacaklı için asıl karar, konkordato projesine katılarak yapılandırmayı kabul etmek mi yoksa mühlete ve projeye itiraz ederek tasfiye ihtimalini zorlamak mı olduğudur. Bu tercihte belirleyici olan başlıklar şunlardır:
- Alacağın rehinle veya başka bir teminatla güvence altında olup olmadığı
- Projede öngörülen tenzilat oranı ve vadenin, tasfiye hâlinde beklenen tahsilatla karşılaştırılması
- Borçlunun sunduğu finansal tabloların ve ara raporların tutarlılığı
- Alacağın sıra cetvelindeki muhtemel konumu
- Kefil ve müşterek borçluların durumu; konkordatonun onları ne ölçüde etkilediği
Alacak Bildiriminin Kaçırılmaması
Konkordatoda alacaklıları en çok zorlayan usul noktası, ilan üzerine yapılacak alacak bildirimidir. Bildirimde bulunmayan alacaklının alacağı, projede yer bulamayabilir ve sonraki itiraz imkânları daralır. Bildirimin yalnızca tutarla değil, dayanak belgelerle ve varsa teminat kaydıyla birlikte yapılması, sıra cetveline itiraz aşamasında elinizi güçlendirir.
Konkordato dosyaları, borçlunun sektörüne ve alacak yapısına göre çok farklı seyreder; bu yazı yalnızca genel bir yönelim sunar. Hesabınıza haciz konduysa veya bir konkordato ilanı size tebliğ edildiyse, süreleri kaçırmadan hukuki değerlendirme almanız önemlidir.