İçeriğe geç
AC

Konkordato Sürecinde E-Haciz: Şikâyet mi İtiraz mı, Hangi Mercie Gidilir

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Konkordato talep eden bir borçlunun hesaplarına düşen elektronik haciz, uygulamada en çok tartışma yaratan konulardan biridir. Buradaki asıl risk, tepkinin yanlış hukuki araçla ve yanlış mercie yöneltilmesidir. Bu rehber konkordato sürecinde e-haciz ile karşılaşan taraflar için mercii ayrımını netleştirir.

Mühletin Etkisini Doğru Kurmak

Konkordato talebi asliye ticaret mahkemesine yapılır ve geçici mühlet kararıyla birlikte borçluya karşı yürütülen takipler bakımından İİK çerçevesinde bir koruma doğar. Ancak bu koruma her alacak türü için aynı sonucu vermez; bazı alacaklar bakımından takip yasağının kapsamı farklıdır. Bu nedenle hesaba düşen haczin, mühletten önce mi sonra mı konulduğu ve hangi alacağa dayandığı ilk adımda tespit edilmelidir.

İki Farklı Araç, İki Farklı Merci

  • İtiraz, borcun kendisine ya da imzaya yöneliktir ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde icra dairesine yapılır.
  • Şikâyet, icra dairesinin işleminin hukuka aykırılığına yöneliktir ve icra mahkemesine yapılır; kural olarak öğrenmeden itibaren yedi günlük süreye tabidir.
  • Haczedilemezlik iddiası, örneğin maaşın haczedilemeyecek kısmı bakımından, şikâyet yoluyla ileri sürülür.
  • Üçüncü kişiye ait bir malın haczedilmesi hâlinde ise istihkak prosedürü işler; bu yol şikâyetten ayrıdır.

E-Haciz Karşısında İlk Yirmi Dört Saat

  1. Haczin hangi dosyadan, hangi tarihte ve hangi tutarla konulduğu icra dosyası üzerinden belirlenir.
  2. Hesabın niteliği tespit edilir; maaş hesabı, teminat hesabı veya işletme hesabı farklı sonuçlar doğurur.
  3. Geçici veya kesin mühlet kararı varsa, karar örneği ilgili dosyaya ve bankaya ivedilikle sunulur.
  4. Aynı alacak için birden çok dosyadan haciz konulmuşsa mükerrerlik ayrıca dile getirilir.
  5. Süre hesabı, öğrenme tarihini belgeleyen kayıt üzerinden yapılır.

Konkordato Projesinin Sağlamlığı

Mühletin devamı, sunulan projenin gerçekçiliğine bağlıdır. Nakit akış öngörüsünün dayanaksız kalması, ara raporların gecikmesi veya komiserin talep ettiği bilgilerin geç verilmesi, sürecin sonlanmasına yol açabilir. Bu nedenle mali tabloların denetime hazır tutulması, hukuki savunmanın ayrılmaz parçasıdır.

Alacaklı Tarafın Bakışı

Alacaklı açısından ise mühlet, hakların dondurulması değil yeniden konumlandırılması anlamına gelir. Alacağın kaydı, rehinli olup olmadığının bildirilmesi ve alacaklılar toplantısındaki oy kullanımı, sonucu doğrudan etkiler. Bu adımların takviminin kaçırılması, projenin bağlayıcı hâle gelmesinden sonra telafi edilemez.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, alacağın niteliği ve mühletin kapsamı sonucu değiştireceğinden, süreler çok kısa olduğu için gecikmeden hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla