Mali sıkıntı içindeki borçlunun borçlarını yeniden yapılandırdığı konkordato sürecinde, alacaklıların takip işlemleri ile özellikle e-haciz uygulamaları arasındaki denge kritik önemdedir. Sürecin doğru yürütülmesi, geçici mühletin sağladığı korumanın belgeyle ortaya konmasına bağlıdır.
Mühlet ve Takip Yasağı İlişkisi
İİK, konkordatoda geçici ve kesin mühlet süresince borçluya karşı takip yapılmasını ve mevcut takiplerin ilerlemesini önemli ölçüde sınırlar. Buna rağmen otomatik sistemler üzerinden elektronik haciz uygulanabildiğinden, mühlet kararının ilgili kurumlara ve bankalara zamanında bildirilmesi önem taşır.
E-Haciz Kaynaklı Uyuşmazlıklar
Mühletten sonra konulan bir e-haciz, sürecin bütününü zora sokabilir. Bu tür bir hacze itiraz ederken borçlunun elinde şu belgeler bulunmalıdır:
- Mühlet kararı ve kesinleşme/ilan tarihini gösteren belgeler
- Haczin konulduğu tarihi kanıtlayan banka veya kurum kaydı
- Kararın ilgili mercilere tebliğ edildiğine dair yazışmalar
Adım Adım İzlenecek Yol
- Mühlet kararının kapsamı ve başlangıç anı net biçimde belirlenir.
- Haciz tarihi ile mühlet tarihi karşılaştırılarak öncelik tespit edilir.
- Kaldırma talebi, ilgili icra dairesi ve görevli mahkeme nezdinde yürütülür.
Delil Eksikliğinin Bedeli
Haczin mühletten sonra konulduğunu iddia eden borçlu bunu tarih delilleriyle ortaya koymalıdır. Kayıtların eksikliği, aslında usulsüz olan bir işlemin ayakta kalmasına yol açabilir. Bu nedenle mühlet ve haciz tarihleri tek bir zaman çizelgesinde tutulmalıdır.
Değerlendirme
Konkordato, komiser gözetimi ve mahkeme denetimi altında ilerleyen çok aşamalı bir süreçtir. Her borçlunun mali tablosu ve alacaklı yapısı farklı olduğundan, takip ve haciz işlemlerine karşı stratejinin dosyaya özgü kurulması ve profesyonel destekle yürütülmesi önerilir.