Konkordato talebiyle birlikte verilen mühlet kararı sonrasında borçlu şirketlerin karşılaştığı en somut sorun, hesaplar üzerindeki elektronik hacizlerin fiilen devam etmesidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu mühletin takipler üzerindeki etkisini düzenler; ancak sistem üzerindeki blokelerin kalkması kendiliğinden gerçekleşmez. Bu rehber, hem borçlu hem alacaklı tarafında yapılması gerekenleri ele alır.
Mühlet Kararı Hacizlere Ne Yapar?
Geçici veya kesin mühlet kararıyla birlikte, kural olarak borçlu aleyhine yeni takip yapılamaz ve başlamış takipler durur. Buna karşılık daha önce konulmuş hacizlerin durumu tek tip değildir; mühletten önce muhafaza altına alınmış değerler ile yalnız bloke edilmiş banka bakiyeleri farklı değerlendirilir. Bu nedenle her haciz, konulduğu tarih ve dayandığı takip dosyası ile birlikte ayrı ayrı incelenmelidir.
Bloke Devam Ediyorsa
- Mühlet kararının kesinleşme ve ilan tarihi tespit edilir.
- Hesaplara bloke koyan tüm icra dosyaları listelenir.
- Her dosya için haciz tarihi ile mühlet tarihi karşılaştırılır.
- İlgili icra dairelerine mühlet kararı sunularak kaldırma talebi yapılır.
- Talep karşılanmazsa icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir.
Kaldırma taleplerinin tek bir merkezden takip edilmesi, aynı hesap üzerinde birden çok dosyadan bloke bulunduğu durumlarda karışıklığı önler.
Alacaklı Tarafında Yapılacaklar
- Alacağın komisere süresi içinde bildirilmesi
- Bildirime esas belgelerin, faiz ve fer'ileriyle birlikte sunulması
- Rehinli veya imtiyazlı alacak iddiası varsa dayanağının gösterilmesi
- Alacaklılar toplantısındaki oy hakkının önceden teyit edilmesi
Süre Riski: Kaydı Zamanında Yaptırmak
Konkordato sürecindeki en ağır kayıp, alacağın komiserce ilan edilen süre içinde bildirilmemesidir. Bildirim yapılmadığında alacaklı, sürecin ilerleyen aşamalarında ve projenin oylanmasında hak kaybına uğrar. Aynı şekilde alacaklılar cetveline karşı itiraz için tanınan süre de sınırlıdır ve geçmesiyle cetveldeki kayıt esas alınır hâle gelir. İlan tarihlerinin düzenli izlenmesi, bu süreçte tek başına belirleyici bir tedbirdir. Borçlu tarafında ise komisere sunulacak ara raporların takvimi aksatılmamalıdır.
Operasyonel Not
Mühlet dönemi, şirketin işleyişini sürdürmesini amaçlayan geçici bir korumadır; bu korumanın fiilen işlemesi ise takip dosyalarının tek tek yönetilmesine bağlıdır. Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; haciz tarihleri ve dosya yapısı sonucu değiştirdiğinden, süreç boyunca hukuki takibin kesintisiz yürütülmesi önerilir.