Konkordato talebiyle birlikte verilen geçici mühlet kararı, borçluya karşı yürütülen takipleri doğrudan etkiler. Buna rağmen uygulamada en sık karşılaşılan sorun, mühlet kararının maaş haczi uygulayan icra dosyasına zamanında yansımaması ve kesintilerin devam etmesidir. Bu rehber, İİK ve HMK çerçevesinde maaş haczi tartışmasında hangi belgenin neyi ispatladığına odaklanır.
Kesintinin Hangi Tarihte Başladığını Belgelemek
Maaş haczine ilişkin ihtilaflarda tartışma çoğu zaman miktar üzerinde değil, tarih üzerinde çıkar. İşverene yazılan haciz müzekkeresinin işverene ulaştığı gün, ilk kesintinin yapıldığı bordro dönemi ve mühlet kararının verildiği tarih üç ayrı belgeden okunur. Bu üç tarihi tek bir çizelgede birleştirmeden yapılan itiraz, çoğu zaman soyut kalır.
Tebligat Gecikmesi Dosyada Nasıl Kanıtlanır
Mühlet kararının icra müdürlüğüne veya işverene geç ulaşması, borçlunun kusurundan kaynaklanmaz; ancak bunun ispatı da borçluya düşer. Tebliğ mazbatasındaki tarih, müdürlük kaydındaki giriş tarihi ve işverenin muhasebe kaydı arasındaki fark somut olarak gösterilmelidir. Gecikme dönemi içinde yapılan kesintilerin iadesi talebi, ancak bu fark belgelendiğinde tartışılabilir hâle gelir.
Dosyaya Eklenmesi Gereken Belgeler
- Geçici veya kesin mühlet kararının onaylı örneği ve tebliğ evrakı
- İşverene gönderilen haciz müzekkeresi ile tebliğ mazbatası
- Kesintinin başladığı aydan itibaren aylık bordrolar ve banka hesap dökümleri
- Asgari geçim koşullarını gösteren kira, fatura ve bakmakla yükümlü olunan kişilere dair belgeler
- İcra dosyasının güncel hesap tablosu ve UYAP üzerinden alınan işlem listesi
Şikâyet ve İtiraz Yolunda Sıralama
Haczin ölçüsüne veya devam edip etmeyeceğine dair itirazlar, icra hukuk mahkemesi önünde şikâyet yoluyla ileri sürülür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, talebin önce icra müdürlüğüne yöneltilip yazılı bir karar alınmasıdır; müdürlük kararı olmadan yapılan başvurular usulden reddedilebilir. Maaşın kanunda öngörülen kısmının üzerinde kesinti yapıldığı iddiası ise bordro üzerinden hesaplanarak sayısal biçimde sunulmalıdır.
Alacaklı Tarafın Karşı Argümanına Hazırlık
Alacaklı genellikle mühlet kararının kendisine tebliğ edilmediğini veya kesintinin mühletten önce doğan bir dönemi karşıladığını ileri sürer. Bu nedenle borçlu tarafın hazırlığı, yalnızca kendi belgelerini toplamakla sınırlı kalmamalı; kesinti dönemlerinin mühlet takvimiyle örtüşen ve örtüşmeyen kısımları ayrı ayrı gösterilmelidir. Kısmi kabul ihtimali de baştan hesaplanmalıdır.
Burada anlatılanlar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır. Konkordato dosyasının aşaması, alacağın niteliği ve işverenin uygulaması sonucu değiştirebileceğinden, kesinti devam ederken bir avukatla dosyanın birlikte incelenmesi yerinde olur.