İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Mal Beyanı ve Mali Tablolar: Belgesiz Proje Neden Kabul Görmez

11 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Konkordato talebi, bir ödeme güçlüğü anlatısı değil; sayılarla desteklenen bir geri ödeme önerisidir. İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yürüyen süreçte mahkemenin ve komiserin baktığı temel soru şudur: sunulan projenin gerçekleşme ihtimali, mevcut mali tablolarla tutarlı mı? Bu soruya belgeyle yanıt verilemediğinde talep, esası tartışılmadan sonuçsuz kalır.

Başvuru Dosyasının Sayısal Omurgası

  • Güncel bilanço, gelir tablosu ve ara dönem mizanlar
  • Nakit akış projeksiyonu ve projeksiyonun dayandığı varsayımların açıklaması
  • Alacaklıları, alacak tutarlarını ve imtiyaz durumunu gösteren liste
  • Aktifteki taşınmaz, araç, makine ve stokların dökümü ile üzerlerindeki takyidatlar
  • Devam eden icra takipleri ve davaların listesi

Projeksiyonun en zayıf noktası genellikle varsayımlardır. Ciro artışı öngörülüyorsa bunun dayanağı olan sipariş, sözleşme veya ihale kaydı dosyaya konmalıdır; aksi hâlde tablo temelsiz kabul edilir.

Mal Beyanı Yükümlülüğünü Hafife Almamak

Borçlunun malvarlığını bildirme yükümlülüğü, hem takip hukukunda hem konkordato sürecinde karşımıza çıkar. Beyanın eksik ya da gerçeğe aykırı olması, sürecin akıbetini etkilemekle kalmaz, ayrıca yaptırıma da tabidir. Beyan hazırlanırken; şirket kayıtları, banka hesapları, ortaklık payları, alacaklar ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar birlikte taranmalıdır.

Komiserle İlişkinin Belge Düzeni

Geçici mühletin ardından süreç, komiserin raporlarıyla ilerler. Bu aşamada şirketin kayıt düzeni doğrudan sınanır. E-defter beratları, banka ekstreleriyle uyumlu muhasebe kayıtları ve tedarikçi mutabakatları düzenli tutulan bir işletmede raporlama süreci hızlı ilerler; kayıt düzensizliği olan dosyalarda ise süreç, esasa hiç gelmeden tıkanır.

Alacaklı Tarafındaysanız

Alacaklı için kritik adım, alacağın listeye doğru tutar ve doğru nitelikle yazıldığını kontrol etmektir. Rehinli ya da imtiyazlı alacağın adi alacak olarak kaydedilmesi, sıraya doğrudan etki eder. İtiraz için öngörülen süreler kısa olduğundan, ilan ve bildirimlerin takip edilmesi gerekir.

Mühlet Süresince Yapılan Hata

Mühlet kararı, borçluya sınırsız bir hareket serbestisi tanımaz. Belirli işlemler mahkeme iznine bağlıdır ve izinsiz yapılan tasarruflar sürecin sonlandırılmasına gerekçe olabilir. Bu nedenle mühlet süresince yapılacak her önemli işlem öncesinde izin gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir.

Her işletmenin mali yapısı ve alacaklı bileşimi farklı olduğundan, bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Başvuru öncesinde mali müşavir ve hukukçuyla birlikte bir ön değerlendirme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla