İçeriğe geç
AC

Konkordato Sürecinde Mal Beyanı ve Kayıt Düzeni: Rakamla Konuşmak

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Konkordato talebi, borçlunun "ödeyemiyorum" demesinden ibaret değildir; mahkemeye sunulan rakamların tutarlılığı üzerine kurulu bir süreçtir. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu yolda, talebin kaderi çoğu zaman ilk dosyaya eklenen mali belgelerin iç tutarlılığında belirlenir. Aynı dönemde borçlunun icra takiplerindeki mal beyanı yükümlülüğü de sürer ve iki anlatım birbirini yalanlamamalıdır.

Mühlet Kararının Dayanağı Nedir?

Geçici mühlet talebinde mahkeme, borçlunun mali durumunu ve sunulan projenin başarı ihtimalini değerlendirir. Bu değerlendirmenin dayanağı şu belgelerdir: güncel bilanço ve gelir tablosu, ara dönem mali tablolar, nakit akış öngörüsü, alacaklı listesi ve alacak tutarları, mevcut takiplerin dökümü ve teminat durumu. Projenin ödeme vaadi ile nakit akış öngörüsü arasındaki uyumsuzluk, en çok eleştirilen noktadır.

Mal Beyanı: Sessiz Kalmanın Bedeli

  • Ödeme emrinin tebliğinden sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğar; bu süre kesindir.
  • Beyanda bulunmamak, ayrı bir yaptırım riskini gündeme getirir.
  • Gerçeğe aykırı beyan, süre içinde beyanda bulunmuş olmaktan daha ağır sonuçlar doğurabilir.
  • Konkordato kapsamında sunulan varlık listesi ile icra dosyasındaki mal beyanı çeliştiğinde, tutarsızlık borçlunun tüm anlatımını zayıflatır.
  • Beyanın kapsamına üçüncü kişilerdeki alacaklar ve sözleşmeden doğan haklar da girer; yalnızca taşınmaz ve araç sayılması eksik beyandır.

Komiser Denetiminde Kayıt Disiplini

  1. Ticari defterlerin düzenli tutulması: mühlet döneminde yapılan her işlem sonradan tek tek sorgulanabilir.
  2. Mühlet içinde mahkeme izni gerektiren işlemlerin izinsiz yapılmaması; aksi hâlde işlemin akıbeti tartışmalı hâle gelir.
  3. Alacaklılarla yapılan görüşmelerin yazılı hâle getirilmesi.
  4. Rehinli ve rehinsiz alacakların ayrı ayrı izlenmesi; ödeme sırası bu ayrıma göre kurulur.
  5. Stok, demirbaş ve alacak kalemleri için değerleme dayanaklarının dosyada bulundurulması.

Süre Riskinin İki Yüzü

Bu alanda süre riski hem borçluyu hem alacaklıyı vurur. Borçlu açısından mühlet süreleri ve ara raporlama tarihleri kaçırıldığında sürecin kendisi sona erebilir. Alacaklı açısından ise takibe ve sıra cetveline yönelik itirazlar için öngörülen süreler oldukça kısadır ve bu süreler geçtikten sonra alacağın sıraya girmesi tartışmalı hâle gelir. Bu yüzden her iki taraf da tebliğ tarihlerini gösteren belgeleri, mali tablolarla aynı klasörde tutmalıdır.

Tutarlılığın Pratik Testi

Dosyayı sunmadan önce basit bir kontrol yapılabilir: alacaklı listesindeki toplam borç, bilançodaki borç kalemiyle örtüşüyor mu? Nakit akış öngörüsündeki tahsilat varsayımı, mevcut sipariş ve sözleşmelerle destekleniyor mu? Bu iki soruya belgeyle cevap veremeyen bir proje, sürecin ilerleyen aşamalarında ciddi biçimde sorgulanır.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Şirketin büyüklüğü, borç yapısı ve teminat durumu izlenecek yolu değiştirir; mali müşavir ve hukukçu ile ortak çalışma yürütmeniz uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla