İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Mal Beyanı ve Malvarlığının Belgelenmesi: Delil Düzeni ile Mercii Hatası

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Konkordato talebinin kaderi çoğu zaman ilk dilekçeye eklenen belgelerde belirlenir. İİK, borçlunun malvarlığını, borç yapısını ve ödeme kapasitesini eksiksiz biçimde ortaya koymasını bekler; eksik ya da çelişkili bir tablo, iyiniyet tartışmasını doğrudan başlatır. Bu rehber, konkordato sürecinde mal beyanı ve malvarlığı ispatının nasıl kurulacağına ve talebin yanlış mercie yöneltilmesi hâlinde ortaya çıkan kayba odaklanır.

Mal Beyanı Bir Form Değil, Bir Delil Metnidir

İcra takibinde mal beyanı çoğunlukla mecburi bir bildirim olarak görülür; konkordatoda ise tablonun tamamı komiserin ve mahkemenin denetimine açılan bir ispat aracına dönüşür. Aktifte gösterilen değerlerin dayanağı, pasifte gösterilen borçların gerçekliği ve ikisi arasındaki farkın nasıl kapatılacağı belgeyle desteklenmelidir. Beyanla ticari defterler arasındaki uyumsuzluk, süreç ilerledikçe düzeltilmesi güç bir güven sorunu yaratır.

Hangi Belgeler Tabloyu Ayakta Tutar?

  1. Güncel bilanço, ara dönem mali tablolar ve bunları destekleyen defter kayıtları
  2. Taşınmaz ve araç kayıtları, üzerlerindeki takyidatları gösteren tapu ve sicil belgeleri
  3. Banka hesap dökümleri ile teminat, rehin ve kefalet ilişkilerinin listesi
  4. Alacaklıların sınıflandırıldığı, rehinli ve imtiyazlı alacakların ayrıştırıldığı liste
  5. Projeksiyonun dayanağını oluşturan sözleşmeler, siparişler ve tahsilat planları

Gerçekleşebilir Proje ile Beyan Arasındaki Bağ

Konkordato projesi, mal beyanındaki verilerle aynı dili konuşmalıdır. Nakit akışı öngörüsü, beyanda görünmeyen bir gelirden besleniyorsa ya da beyanda gösterilen bir varlığın satışı projede yer almıyorsa, komiser raporunda bu çelişki öne çıkar. Projenin gerçekleşebilirliği matematiksel bir tahmin değil, belgelenebilir bir taahhüt olarak sunulmalıdır.

Mercii Seçimi ve Kaybedilen Zaman

Konkordato talebi, iflasa tabi borçlular bakımından iflas talebinde bulunulabilecek yerdeki asliye ticaret mahkemesine yöneltilir. Talebin icra dairesi veya genel görevli mahkeme üzerinden ilerletilmeye çalışılması, geçici mühletin sağlayacağı koruma kalkanının gecikmesine yol açar. Bu gecikme sırasında başlatılan hacizler, sonradan alınan mühletin etkisini pratikte daraltır. Aynı şekilde şirket merkezinin yakın dönemde değiştirilmiş olması, yetki itirazı riskini gündeme getirir ve dosyanın ilk duruşmadan önce hareketsiz kalmasına neden olabilir.

Süreç Boyunca Beyanın Güncellenmesi

Mal beyanı tek seferlik bir işlem değildir. Mühlet içinde yapılan tahsilatlar, satışlar veya yeni borçlanmalar komisere bildirilmediğinde, mühletin kaldırılması gündeme gelebilir. Şirket içinde tek bir sorumlu belirlenmesi ve değişikliklerin kayıt altına alınması, sürecin en pratik koruyucusudur.

Bu metin bilgilendirme amaçlıdır; borç yapısı, alacaklı bileşimi ve teminat ilişkileri her dosyada farklı sonuç doğurur. Talep hazırlanmadan önce mali müşavir ve avukatla ortak bir çalışma yürütülmesi tavsiye edilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla