Konkordato süreci ile icra takibinden doğan mal beyanı yükümlülüğü, uygulamada sık karıştırılan ancak birbirinden bağımsız iki mecraya aittir. Bu rehber, mali güçlük içindeki bir borçlunun mal varlığına ilişkin açıklamalarının hangi dosyada, hangi belgeyle ve hangi merci önünde sonuç doğurduğunu ispat açısından ele alıyor.
Aynı Bilgi, İki Ayrı Muhatap
Konkordatoda mal varlığı tablosu; ara bilanço, gelir-gider projeksiyonu ve komiser incelemesi üzerinden asliye ticaret mahkemesine sunulur. İcra takibinde mal beyanı ise ödeme emrinin tebliğinden sonra icra dairesine verilen apayrı bir beyandır. Aynı taşınmaz, aynı araç ya da aynı ticari alacak iki dosyada farklı ifade edildiğinde ortaya çelişki iddiası çıkar; bu çelişki hem konkordato talebinin samimiyeti hem de beyanın gerçeğe uygunluğu tartışmasını aynı anda tetikler.
Mal Beyanının İspat Değeri Nerede Kırılır
Beyanın ispat gücü, içeriğinden çok dayandığı kayıtla desteklenip desteklenmediğine bağlıdır. Tapu ve trafik kayıtları, ortaklık payları, banka hesap dökümleri, kiracılardan doğan alacaklar ve rehin/haciz şerhleri beyanla birebir eşleştirilmelidir. Kayda bağlanmamış ya da tarihi belirsiz bırakılmış devirler, ilerideki tartışmada aleyhe yorumlanmaya en açık kalemlerdir.
- Beyan tarihinden önceki devir ve temlikler için sebep belgesi hazır tutulmalıdır.
- Şüpheli dönemde yapılan işlemler ayrı bir başlıkta toplanmalıdır.
- Değeri tartışmalı kalemlerde bağımsız değerleme raporu istenmelidir.
Yanlış Mercie Başvurunun Somut Bedeli
Bu alanda en pahalı hata, doğru talebin yanlış kapıya götürülmesidir. Konkordato talebi ticaret mahkemesine, mal beyanında bulunmama veya gerçeğe aykırı beyan iddiası icra mahkemesine (ceza sıfatıyla), takibin usulüne yönelik şikayet yine icra mahkemesine, ödeme emrine itiraz ise icra dairesine yöneltilir. Yanlış kapıya yapılan başvuru çoğu zaman süreyi durdurmaz; dosya reddedildiğinde geriye dönüp doğru mercie gitmek için gereken zaman kalmamış olabilir.
Mühletin Beyan Üzerindeki Etkisi
Geçici veya kesin mühlet kararı, borçluya karşı yürütülen takipler bakımından İİK kapsamında koruma sağlar. Ancak mühlet, daha önce doğmuş beyan yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldıran sihirli bir kalkan değildir. Mühlet kararının kapsamı, kararın tarihi ve takip dosyasının aşaması birlikte okunmadan yapılan yorumlar, borçlu aleyhine sonuç doğurabilir. Bu nedenle mühlet kararı ile her bir takip dosyasının durumu tek bir çizelgede karşılaştırmalı tutulmalıdır.
Dosyayı Denetime Hazır Tutmak
Komiser ve alacaklılar toplantısı, beyanın tutarlılığını sorgulayan ilk gerçek denetimdir. Bu aşamada işe yarayan şey hacimli klasör değil, her kalemin kaynağına bir adımda ulaştıran bir dizindir. Alacak listesi, teminat durumu ve ödeme önerisi arasındaki matematiğin dışarıdan bakan biri tarafından takip edilebilir olması, sürecin en güçlü savunma aracıdır.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her dosyanın kendi mali tablosu ve takip geçmişi sonucu değiştirebilir. Konkordato ve mal beyanı ilişkisinde adım atmadan önce dosyanızın özelini bilen bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.