Konkordato talep eden borçlunun sunduğu mal ve alacak tablosu, sürecin tamamının üzerine kurulduğu belgedir. Bu tabloda eksik gösterilen bir varlık ya da şişirilmiş bir alacak, hem verilen sürenin hem de teklif edilen ödeme planının dayanağını çürütür. Bu rehber, alacaklının bu tabloya nasıl itiraz edeceğini ve itirazın hangi kayıtlarla desteklenmesi gerektiğini konu alıyor.
İtiraz Penceresi Dar, Bilgi Kaynağı Sınırlı
Alacaklının konumundaki temel güçlük şudur: itiraz için elverişli aşamalar sınırlı sürelidir, buna karşılık bilgi büyük ölçüde borçlunun ve komiserin elindedir. Bu nedenle sürecin ilanından itibaren dosyanın takibi, alacağın süresinde bildirilmesi ve komiser raporlarının örneğinin talep edilmesi ilk yapılacak işlerdir. Alacağını bildirmeyen ya da geç bildiren alacaklı, sonraki aşamalarda itiraz zeminini büyük ölçüde kaybeder.
Tabloda Nereye Bakılır?
İcra ve İflas Kanunu ekseninde yürüyen dosyalarda mal beyanı ve mali tablolar şu başlıklar üzerinden denetlenmelidir:
- Talepten kısa süre önce yapılmış devir ve temlikler; ilişkili kişilere yapılan aktarımlar
- Rehinli ve rehinsiz alacakların ayrımının doğru yapılıp yapılmadığı
- Grup şirketleri arasındaki cari hesapların gerçek bir alacağa mı yoksa muvazaalı bir kayda mı dayandığı
- Stok ve demirbaş değerlemesinin piyasa gerçeğiyle örtüşüp örtüşmediği
- Şüpheli ticari alacakların tahsil kabiliyeti gösterilmeden aktife yazılması
- Kefalet ve teminat ilişkilerinin tabloda hiç yer almaması
İtirazı Belgeye Bağlamak
Genel nitelikte tablo gerçeği yansıtmıyor beyanı sonuç doğurmaz. İtirazın kabul görmesi için karşılaştırmalı bir kayıt sunulmalıdır: ticaret sicil kayıtlarındaki değişiklikler, tapu ve araç kayıtlarındaki devir tarihleri, borçluyla yapılmış sözleşmeler, teminat mektupları, sipariş ve sevkiyat belgeleri, ödeme geçmişi. Devir işlemleri alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıyorsa, buna ilişkin ayrı hukuki yolların gündeme geleceği de dosyada belirtilmelidir.
Ödeme Planına İtiraz Ayrı Bir Başlıktır
Mal beyanına yönelik itirazın yanında, teklif edilen ödeme planının uygulanabilirliği ayrıca tartışılır. Burada bakılan şey borçlunun iyi niyeti değil, projeksiyonun dayandığı varsayımlardır: öngörülen ciro artışının geçmiş verilerle uyumu, tahsil edilebileceği varsayılan alacakların gerçekliği, faaliyetin sürdürülebilirliği. Varsayımların dayanağı gösterilmemişse bu husus itirazın merkezine alınmalıdır.
Süreç İçindeki Takibinizi Aksatmayın
Geçici ve kesin sürelerde takip işlemlerine ilişkin sonuçlar doğduğundan, alacaklının kendi dosyalarındaki durumu da paralel olarak izlemesi gerekir. Rehinli alacaklıların konumu, işçi alacakları ve kamu alacakları bakımından farklı sonuçlar doğabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Kapanış
Konkordato dosyalarında alacaklının etkisi, sürece ne kadar erken ve ne kadar belgeyle girdiğiyle doğru orantılıdır; geç kalan itiraz çoğu zaman değerlendirilmeden kalır. Borçlunun yapısı, alacağın niteliği ve teminat durumu her dosyada farklı strateji gerektirdiğinden bu metin genel bilgi amaçlıdır. Kendi alacağınız için atacağınız adımları hukuki destekle planlamanız yerinde olacaktır.