İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Mal Beyanı ve Alacaklının İtirazı: Doğru Dosya, Doğru Mahkeme

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Borçlunun konkordato talebiyle mühlet alması, alacaklı açısından takiplerin durduğu ve inisiyatifin el değiştirdiği bir aşamadır. Bu dönemde en çok tartışılan konu, borçlunun sunduğu mal beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığıdır. Bu rehber, itirazın hangi dosyaya ve hangi mercie yöneltileceğini konu alıyor.

Mühletin Alacaklıya Etkisini Doğru Anlamak

Geçici mühlet kararıyla birlikte İİK kapsamındaki takipler kural olarak durur ve yeni takip yapılamaz. Bu dönemde icra dairesine yazılan itiraz ve şikâyetler sonuç doğurmaz; çünkü artık süreci yürüten merci icra dairesi değil, konkordato talebini inceleyen asliye ticaret mahkemesi ile görevlendirilen komiserdir. Alacaklının ilk işi, dosya numarasını öğrenip yazışmalarını bu dosya üzerinden yapmaktır.

Beyan Edilen Malvarlığını Sınamak

Mal beyanının denetimi, ancak somut karşılaştırma yapıldığında anlam taşır. İncelenmesi gereken başlıklar şunlardır:

  • Tapu, trafik ve ticaret sicili kayıtlarıyla beyanın örtüşüp örtüşmediği.
  • Mühlet öncesindeki dönemde yakınlara veya ilişkili şirketlere yapılan devirler.
  • Ticari defterlerdeki stok ve alacak kalemleriyle bilançonun uyumu.
  • Rehin ve ipoteklerin gerçek bir borç karşılığı olup olmadığı.
  • Sunulan projeksiyonun geçmiş yıl verileriyle tutarlılığı.

İtirazın Yeri: Komiser, Mahkeme, İcra Dairesi

Alacaklının elindeki araçlar birbirinden ayrıdır ve karıştırıldığında zaman kaybedilir. Alacağın kayda alınmaması veya eksik kaydedilmesi gibi konularda önce komisere başvurulur. Mühletin kaldırılması, projenin uygulanabilir olmadığı ve borçlunun malvarlığını kaçırdığı yönündeki iddialar ise mahkemeye yöneltilir. Muvazaalı devir iddiası ise ayrı bir dava konusudur ve konkordato dosyası içinde çözülmez. Alacaklılar toplantısında kullanılan oy ile mahkemeye sunulan yazılı itirazın da birbirinin yerine geçmediği unutulmamalıdır.

Süre ve Belge Disiplini

Alacak bildiriminin ilanda belirtilen süre içinde yapılmaması, alacaklının sonraki aşamalarda söz hakkını zayıflatır. HMK usulüne göre sunulacak belgelerin asıl veya onaylı örnek olması, faiz ve masraf kalemlerinin ayrı ayrı hesaplanması ve rehinli alacak ile adi alacağın açıkça ayrılması gerekir. İtirazlarını tarih sırasına göre dosyalayan alacaklı, tasdik aşamasında çok daha güçlü bir konumda olur.

Bilgilendirme

Bu metin genel çerçeve sunar. Konkordato dosyalarında zamanlama ve alacağın niteliği sonucu belirlediğinden, itiraz stratejinizi bir hukukçuyla birlikte oluşturmanız yararınıza olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla