İçeriğe geç
AC

Konkordato Talebi ve Mal Beyanı: Yetkili Ticaret Mahkemesi ile İcra Mahkemesi Ayrımı

30 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Borç ödeme güçlüğü yaşayan bir borçlunun önünde iki farklı usul bulunur ve bunlar sıklıkla birbirine karıştırılır: konkordato talebi, borçların yeniden yapılandırılmasına yönelik bir mahkeme sürecidir; mal beyanı ise yürüyen bir icra takibinde borçluya yüklenen bir yükümlülüktür. İİK ve HMK ekseninde bu yazı, her iki yolun mercii ve süre rejimini ayrıştırır.

Konkordatoda görev ve yetki

Konkordato talepleri asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Yetki bakımından, iflasa tabi borçlular için muamele merkezinin bulunduğu yer, iflasa tabi olmayan borçlular için ise yerleşim yeri mahkemesi esas alınır. Muamele merkezinin talep tarihinden kısa süre önce değiştirilmiş olması, yetki itirazına konu olabilecek bir husustur; bu nedenle sicil ve fiilî faaliyet kayıtlarının uyumlu olması gerekir.

Talebe eklenecek belgelerin işlevi

  • Ön projeyle borçların hangi oran ve vadede ödeneceğinin ortaya konması.
  • Mal varlığının durumunu gösteren güncel bilanço ve ara mali tablolar.
  • Alacaklı listesi ile alacak tutarlarının ve imtiyaz durumunun gösterilmesi.
  • Projeye göre teklif edilen ödemenin kaynağını gösteren gelir tahmini.
  • Bağımsız denetim kuruluşunca düzenlenen makul güvence raporu.

Belgelerin birbiriyle çelişmesi, geçici mühlet aşamasında dahi olumsuz değerlendirmeye yol açar. Bu nedenle mali tablolar ile ön projedeki varsayımların aynı verilere dayanması önemlidir.

Mühletin takip hukukuna etkisi

Geçici ve kesin mühlet kararları, borçluya karşı yürütülen takipler bakımından belirli sonuçlar doğurur; ancak bu etki tüm alacak türleri için aynı değildir. Rehinle temin edilmiş alacaklar ve işçi alacakları bakımından farklı bir rejim söz konusudur. Bu ayrımı gözden kaçıran borçlu, kendisini korunmuş sayarken yeni takiplerle karşılaşabilir.

Mal beyanı yükümlülüğü ve şikâyet süresi

Ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlu, kanunda öngörülen süre içinde mal beyanında bulunmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, disiplin ve tazyik niteliğindeki yaptırımların gündeme gelmesine yol açar. İcra dairesi işlemlerine karşı şikâyet ise icra mahkemesine yapılır ve kural olarak kısa bir süreye bağlıdır; hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlleri bu sürenin dışında tutulur.

Süre kaybını önleyen takip düzeni

  1. Tebliğ tarihlerini takip dosyası bazında ayrı ayrı kaydedin.
  2. İtiraz, şikâyet ve mal beyanı sürelerini tek bir takvimde birleştirin.
  3. Konkordato başvurusundan önce alacaklı listesini güncelleyin ve tutarları teyit edin.
  4. Mühlet kararının hangi takiplere etki ettiğini dosya dosya kontrol edin.
  5. Komiser raporlarına yönelik itirazlarınızı süresinde ve yazılı olarak sunun.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; konkordato süreçleri borçlunun mali yapısına göre farklı işler ve süreler dosyaya göre değişir. Takip baskısı altındaysanız, seçenekleri daralmadan önce bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla