Konkordato, borçlunun mali durumunu bütün açıklığıyla ortaya koyması esasına dayanır. Sürecin merkezinde bu nedenle bir borç ödeme vaadi kadar, beyanın doğruluğu ve belgelerin tutarlılığı yer alır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun çizdiği çerçevede, hem borçlu hem de alacaklı cephesinden riskin büyük kısmı beyan ve kayıt disiplininde toplanır.
Mali Tabloların Kendi İçinde Tutarlılığı
Dosyaya sunulan bilanço, gelir tablosu, nakit akış projeksiyonu ve ara dönem raporlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir. Projeksiyonda öngörülen tahsilatın müşteri portföyüyle, üretim varsayımının kapasite ve personel sayısıyla, borç ödeme planının nakit akışıyla örtüşmesi beklenir. Gerçekçiliği desteklenmeyen iyimser bir projeksiyon, sürecin sonraki aşamalarında dosyanın en zayıf noktası hâline gelir.
Mal Beyanının Kapsamı ve Eksik Beyan Riski
Beyan yalnızca taşınmaz ve banka hesaplarıyla sınırlı değildir. Ticari alacaklar, stoklar, makine ve teçhizat, araçlar, iştirak payları, marka ve benzeri haklar ile üçüncü kişilerdeki mallar da kapsam içindedir. Beyan dışında bırakılan bir kalemin sonradan ortaya çıkması, yalnızca o kalem bakımından değil beyanın bütünü bakımından güven kaybı doğurur. Yakın dönemde yapılan devirler ve olağan dışı ödemeler de baştan açıklanmalıdır.
Mühlet İçinde Takiplerin Durumu
- Hangi takiplerin durduğu, hangilerinin devam ettiği listelendi mi?
- Rehinli alacaklar ve teminat durumu ayrı ayrı gösterildi mi?
- İşçi alacakları ve kamu alacakları ayrıştırıldı mı?
- Komisere sunulacak periyodik bilgi akışı planlandı mı?
- Olağan işleyiş dışındaki işlemler için gereken izinler alındı mı?
Alacaklı Cephesinden Kontrol Listesi
Alacaklı tarafında ilk iş, alacağın dosyaya doğru tutar ve nitelikle kaydedilmesini sağlamaktır. Alacağın dayanağı olan sözleşme, fatura, teslim belgeleri ve cari hesap ekstresinin bildirimle birlikte sunulması, sonraki itirazları sınırlar. Teminat bulunuyorsa bunun kapsamı, rehnin derecesi ve paraya çevrilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir; teminatın gücü, projeye verilecek yanıtı doğrudan etkiler.
Projeye Onay ile İtiraz Arasındaki Tercih
Alacaklı için asıl karar, sunulan ödeme planına destek verilip verilmeyeceğidir. Bu tercih yapılırken karşılaştırılması gereken iki senaryo vardır: projenin öngördüğü tahsilat oranı ve takvimi ile borçlunun tasfiyesi hâlinde eldeki teminatlarla ulaşılabilecek muhtemel sonuç. Uzun vadeye yayılan ancak işletmenin faaliyetini sürdürmesine dayanan bir plan, tasfiyeden daha yüksek bir sonuç veriyorsa desteklenmesi rasyonel olabilir. Buna karşılık projeksiyonun dayanakları zayıfsa, itiraz sebeplerinin süresinde ve belgeli biçimde ileri sürülmesi gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İşletmenin ölçeği, borç yapısı ve teminat durumu sonucu belirlediğinden, atılacak adımların dosyaya özgü hukuki değerlendirmeyle birlikte planlanması yerinde olur.