İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Mal Beyanı ve Bildirim Ödevleri: Talebi Doğru Mahkemeye Taşımak

5 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Konkordato sürecinde borçlunun da alacaklının da en sık yanıldığı nokta, sürecin bir icra dosyası gibi işlediğini varsaymaktır. Oysa İİK ve HMK çerçevesinde konkordato, icra dairesinin değil mahkemenin yürüttüğü bir süreçtir ve buradaki bildirim ödevleri, olağan takipteki mal beyanından farklı bir mantığa dayanır.

Talep Nereye Yapılır?

Konkordato talebi, borçlunun niteliğine göre yetkili asliye ticaret mahkemesine yöneltilir. Yetki bakımından borçlunun muamele merkezi belirleyicidir. Talebe eklenecek finansal belgeler eksikse mahkeme geçici mühlet vermeden dosyayı reddedebileceğinden, başvuru öncesinde hazırlık listesi tamamlanmalıdır: güncel bilanço ve gelir tablosu, ara dönem finansal raporlar, borç ödeme planını gösteren proje, alacaklılar listesi ve makul güvence sağlayan denetim raporu.

Mal Beyanı ile Konkordato Bildirimini Karıştırmayın

  • İcra takibinde mal beyanı: ödeme emrinin tebliğinden sonra kanuni süre içinde icra dairesine verilir; verilmemesi ya da gerçeğe aykırı verilmesi ayrı yaptırımlara tabidir.
  • Konkordatoda bildirim: borçlunun malvarlığı ve borç durumu mahkemeye ve komisere sunulur; süreç boyunca komiserin denetimi altında güncellenir.
  • Alacaklının alacak bildirimi: ilan üzerine, verilen süre içinde alacağın dayanaklarıyla birlikte komisere bildirilmesi gerekir. Bu süre kaçırıldığında alacaklının süreçteki konumu zayıflar.

Mühletin Etkisini Doğru Okumak

Geçici veya kesin mühlet kararı, borçluya karşı takip yapılmasını kural olarak engeller; ancak bu koruma mutlak değildir ve kanunda sayılan istisnalar bulunur. Rehinli alacaklılar bakımından farklı bir rejim işlediği gibi, mühlet süresince doğan borçların durumu da ayrıca değerlendirilir. Alacaklının burada yapacağı hata, mühlet nedeniyle hiçbir işlem yapılamayacağını varsayarak dosyayı takipsiz bırakmaktır.

Borçlu Tarafında İşlem Kısıtları

  1. Mühlet süresince taşınmaz devri, rehin tesisi, kefil olma ve karşılıksız kazandırma gibi işlemler mahkemenin iznine bağlı ya da yasaklı olabilir.
  2. İzinsiz yapılan işlemler süreç bakımından geçersizlik sonucu doğurabilir; bu risk yalnızca borçluyu değil, karşı âkidi de etkiler.
  3. Komisere doğru ve zamanında bilgi verilmemesi, mühletin kaldırılması sonucunu doğurabilir.
  4. Ticari defterlerin ve kayıtların düzenliliği, projenin inandırıcılığını doğrudan etkiler.

İtiraz ve Kanun Yolu

Mühlet ve tasdik aşamalarında verilen kararlara karşı başvuru yolları ile süreleri birbirinden farklıdır. Kararın türü belirlenmeden yapılan başvuru, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle karar örneği alındığında ilk kontrol edilmesi gereken, hükmün hangi aşamaya ilişkin olduğu ve tebliğ tarihidir.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Konkordato dosyaları borçlunun ölçeğine ve alacak yapısına göre önemli farklılıklar gösterdiğinden, hazırlık aşamasında mali ve hukuki değerlendirmenin birlikte yürütülmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla