Konkordato, borçlunun mevcut malvarlığını gizleyerek değil, tersine eksiksiz göstererek başvurduğu bir kurumdur. Sürecin bütün mantığı, alacaklıların gerçek tablo üzerinden karar verebilmesine dayanır. Bu nedenle mal ve alacak bildiriminde yapılan eksiklik, teknik bir kusur olmanın ötesinde talebin akıbetini doğrudan etkiler.
Başvuru Dosyasının Omurgası
İcra ve İflas Kanunu, konkordato talebine belirli belgelerin eklenmesini arar. Uygulamada dosyanın omurgasını şu kalemler oluşturur: güncel bilanço ve gelir tablosu, ayrıntılı borç listesi, alacak listesi, malvarlığı dökümü ve ödeme teklifini rakamsal olarak gösteren proje. Bu belgelerin birbirini tutması, dosyanın inandırıcılığı bakımından tek tek her belgeden daha önemlidir.
Mühlet Takvimi ve Ara Kontroller
- Geçici mühlet kararıyla birlikte koruma tedbirleri devreye girer ve komiser görevlendirilir.
- Geçici mühletin kesin mühlete dönüşüp dönüşmeyeceği, ara dönemde sunulan rapor ve bilgilere göre değerlendirilir.
- Komiserin talep ettiği bilgi ve belgeler, istendiği anda değil önceden hazır tutulmalıdır.
- Alacaklılar toplantısı öncesinde projenin gerekçesi güncel verilerle desteklenmelidir.
Takip Hukukundaki Mal Beyanı ile Karıştırmamak
İcra takibinde borçlunun ödeme emri üzerine verdiği mal beyanı, kanunda öngörülen süre içinde ve gerçeğe uygun olarak sunulması gereken ayrı bir yükümlülüktür. Hiç beyanda bulunmamak veya gerçeğe aykırı beyan vermek yaptırıma bağlanmıştır. Konkordato sürecindeki bildirim ise mahkemeye ve komisere yönelik, kapsamı çok daha geniş bir şeffaflık ödevidir. İki kurumun karıştırılması, hem eksik belge hem gereksiz risk doğurur.
Mühlet İçinde Borçlunun Hareket Alanı
Mühlet süresince borçlunun işletmesini yönetmeye devam etmesi kural olmakla birlikte, önemli tasarruflar mahkemenin izni ve komiserin denetimine bağlıdır. Rehinli malın devri, taşınmaz satışı veya olağan işleyiş dışındaki taahhütler bu kapsamdadır. İzinsiz yapılan işlemler mühletin kaldırılmasına kadar varan sonuçlar doğurabilir; bu nedenle her kritik işlem öncesinde yazılı onay yolu tercih edilmelidir.
Alacaklıyla Anlaşmak mı, Yargısal Yolu Sürdürmek mi
Konkordatonun tasdiki için gerekli alacaklı desteği sağlanamayacaksa, dosyanın yönü baştan değişir. Bu ihtimalde ikili görüşmelerle yapılandırma veya alacaklı gruplarıyla ayrı ayrı mutabakat, yargısal süreci sürdürmekten daha gerçekçi olabilir. HMK genel usul kuralları çerçevesinde açılacak davalar ile takip hukuku araçlarının aynı anda yürütülmesi, hem maliyeti hem zamanı büyütür. Tercih yapılırken beklenen tahsil oranı ile sürecin işletme faaliyeti üzerindeki etkisi yan yana konulmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır; her konkordato dosyası kendi mali verisiyle değerlendirilir. Talep hazırlanmadan önce mali müşavir ve hukukçunun birlikte çalışması, eksik belge kaynaklı ret riskini azaltır.