İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Mal Beyanı ve Malvarlığı Şeffaflığı: Süreç ve Risk Kontrolü

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Konkordato sürecinin başarısı büyük ölçüde borçlunun malvarlığı tablosunu ne kadar eksiksiz ortaya koyduğuna bağlıdır. Sonradan ortaya çıkan bir varlık ya da açıklanmamış bir yükümlülük, sürecin en ileri aşamasında bile güveni ortadan kaldırabilir. Bu rehber, konkordato dosyasında mal beyanı disiplinini ve şeffaflık eksikliğinin doğurduğu riskleri ele alıyor.

Beyan Tablosunun Kapsamı

Malvarlığı tablosu yalnızca taşınmaz ve banka hesaplarından ibaret değildir. Uygulamada gözden kaçan kalemler süreci en çok zorlayanlardır.

  • Ticari alacaklar, tahsil kabiliyetine göre ayrıştırılmış biçimde
  • Stoklar ve makine parkı, üzerlerindeki rehin ve haciz şerhleriyle
  • Ortaklık payları, iştirakler ve grup şirketlerinden alacaklar
  • Kiralanan veya finansal kiralama konusu varlıklar
  • Verilen teminatlar, kefaletler ve devam eden davalardan doğabilecek yükümlülükler

Şeffaflığın Süreçteki İşlevi

Geçici mühlet aşamasından itibaren dosya, komiser denetimi altında yürür. Komiserin raporu alacaklıların tutumunu doğrudan etkiler. Beyan edilen tablo ile fiili durum arasındaki fark, iyi niyet tartışmasını açar ve süreç aleyhine sonuç doğurabilir. Bu nedenle tereddütlü kalemlerin gizlenmesi yerine, tereddüdün gerekçesiyle birlikte açıklanması daha korunaklı bir yaklaşımdır. İİK konkordato hükümleri sürecin çerçevesini kurarken, yargılama usulüne ilişkin boşluklarda HMK uygulanır.

Süreç Boyunca Yapılan İşlemlerin Kaydı

Mühlet süresince borçlunun bazı işlemleri komiserin iznine bağlıdır. Bu izin rejiminin ihlali, tek başına sürecin sonlandırılması sonucunu doğurabilir.

  1. Taşınmaz devri, rehin tesisi ve kefalet gibi işlemlerde izin alınmadan adım atılmaması
  2. Olağan işletme faaliyeti sınırının belirsiz kaldığı hallerde önceden görüş alınması
  3. Ödeme yapılan alacaklılar arasında eşitliği bozacak tercihlerden kaçınılması
  4. Her işlemin tarih ve dayanağıyla kayıt altına alınması

Alacaklı Tarafında Hak Kaybı Doğuran Anlar

Alacaklı konumundaki kişi ve şirketler açısından da süreç kendi takvimini dayatır. Alacağın süresinde bildirilmemesi, itiraz edilmesi gereken bir sıra cetveline zamanında karşı çıkılmaması ya da teminatlı alacağın niteliğinin ortaya konmaması, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur. Konkordato ilanı ve mühlet kararının duyurulduğu tarih ile alacaklının fiilen haberdar olduğu tarih farklı olabileceğinden, ilanların düzenli izlenmesi pratik bir tedbirdir.

Proje ile Tablonun Uyumu

Sunulan konkordato projesinin gerçekçiliği, mal beyanı tablosundaki verilerle test edilir. Nakit akış öngörüsü ile stok ve alacak tablosu çelişiyorsa proje ikna gücünü kaybeder. Bu nedenle proje hazırlığı ile beyan çalışması eşzamanlı yürütülmeli; varsayımlar dayanaklarıyla birlikte yazılmalıdır.

Kayıt Düzeni İçin Pratik Not

Beyan tablosunun bir kez hazırlanıp bırakılması yerine, süreç boyunca değişen kalemlerin işlendiği güncel bir sürüm tutulması gerekir. Her güncellemede değişikliğin nedeni kısa bir notla kayda geçirildiğinde, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkabilecek soru işaretleri baştan karşılanmış olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Borçlunun ölçeği, alacaklı yapısı ve teminat durumu süreci belirgin biçimde değiştirebilir; dosyanız için hukuki destek almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla