İçeriğe geç
AC

İcra Takibinde Satış Aşaması: 7 Günlük İtiraz Penceresi ve Süre Takvimi

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İcra dosyasında satış, alacaklının en çok zaman kaybettiği, borçlunun ise en çok savunma imkânı yitirdiği aşamadır. Takibin başlamasından ihalenin kesinleşmesine kadar işleyen süreler tek bir tarihten değil, birbirinden bağımsız üç ayrı andan başlar. Bu nedenle yalnızca son güne odaklanan bir plan, satış dosyalarında hemen her zaman eksik kalır.

Sürenin Başladığı Üç Ayrı An

Birincisi ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihtir; ilamsız takipte itiraz için tanınan yedi günlük süre bu tarihten işler ve süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. İkincisi haczin fiilen uygulandığı tarihtir; kanunda öngörülen süre içinde satış istenmezse haciz düşer ve alacaklı yeniden haciz talep etmek zorunda kalır. Üçüncüsü ihale tarihidir; ihalenin feshi istemi için tanınan süre çok kısadır ve kaçırıldığında ihale kesinleşir.

Yedi Günlük İtiraz Kaçırıldığında Elde Kalanlar

Süresinde itiraz edilmemesi, borcun her yönüyle kabul edildiği anlamına gelmez. Borcun sonradan ödendiği, takas edildiği veya zamanaşımına uğradığı gibi itirazlar için icra mahkemesine başvuru yolu ayrıca değerlendirilir. Ancak bu yolda ispat yükü ağırlaşır ve kural olarak belgeye dayanmak gerekir. Bu nedenle yedi günlük pencere, sonradan telafi edilebilir bir ayrıntı değil, ispat rejimini değiştiren bir eşiktir.

Tebligat Kusurunun Satışa Etkisi

Satış aşamasında ortaya çıkan iptal taleplerinin önemli bölümü, en başta yapılan usulsüz tebligata dayanır. Adresin tebligat mevzuatına uygun araştırılmaması, muhatabın adreste bulunmamasına rağmen zorunlu şerhlerin düşülmemesi ya da tebliğ tarihinin evrakta okunaksız kalması, sonraki tüm süre hesabını sakatlar. Usulsüz tebligat ileri sürüldüğünde süre, öğrenme tarihine göre yeniden değerlendirilir; bu nedenle öğrenme anını gösteren kayıtların saklanması önemlidir.

Dosya Takvimi Nasıl Kurulur

  1. Tebliğ mazbatasındaki tarih ve tebliğ şekli dosyanın ilk satırına yazılır.
  2. Haciz tutanağının tarihi, satış isteme süresinin başlangıcı olarak ayrı bir kalemde takip edilir.
  3. Kıymet takdirine itiraz için tanınan süre, raporun tebliğ tarihinden itibaren işaretlenir.
  4. İhale günü öncesinde satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği kontrol edilir.
  5. İhale sonrası fesih süresi için son günden birkaç gün önceye ara kontrol konulur.

Uygulamada Sık Görülen Süre Kayıpları

  • Satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediğinin ihaleden sonra fark edilmesi
  • Kıymet takdiri raporuna itiraz süresinin, rapor tarihinden başlatıldığı sanılarak kaçırılması
  • Haczin düşmesinden sonra yapılan işlemlere dayanılması
  • İtiraz dilekçesinin yetkisiz icra dairesine verilmesi

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Her satış dosyasının haciz tarihi, tebligat geçmişi ve alacağın dayanağı farklıdır; süre hesabı da bu ayrıntılara göre değişir. İşleme başlamadan önce dosyanın bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla