Haciz konulması ile malın satılması arasındaki dönem, borçlu açısından savunmanın en etkili olduğu aşamadır. Ne var ki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) bu aşamadaki hemen her itiraz için kısa ve hak düşürücü süreler öngörür. Bu rehber, satış sürecini adım adım izleyerek borçlunun hangi noktada, hangi mercie başvurabileceğini ve süre kaçırıldığında neyin kaybedildiğini anlatır.
Kıymet takdiri: itiraz penceresi buradadır
Satışın temeli, malın değerinin belirlenmesidir. Değer düşük tespit edilmişse, mal gerçek fiyatının altında elden çıkar ve borç kapanmadığı gibi borçlunun malvarlığı da erir. Kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinde, itiraz için tanınan süre kısadır ve bu süre içinde icra mahkemesine başvurulmalıdır. Rapordaki metrekare, imar durumu, kat irtifakı, aracın hasar kaydı gibi somut hatalar yazılı olarak gösterilmelidir. Sonradan ihale aşamasında dile getirilen değer itirazları kural olarak dinlenmez.
Haczedilmezlik şikayeti zamanında yapılmalı
Maaşın tamamına haciz konulması, emekli aylığından rızası olmadan kesinti yapılması, evde bulunan ve kanunen haczi caiz olmayan eşyaların listeye alınması sık görülen hatalardır. Haczedilmezlik iddiası bir şikayet konusudur ve haczi öğrenmeden itibaren işleyen süreye bağlıdır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru, iddia haklı olsa bile reddedilir.
Satış aşamasında nelere bakılmalı
- Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği
- İlanda taşınmazın nitelikleri ile tapu kaydının uyumu
- Elektronik satış sisteminde teklif verme süresinin doğru işletilmesi
- İpotek, intifa, kira şerhi gibi yüklerin ilanda gösterilmesi
- Muhammen bedelin üzerinden hesaplanan asgari teklif oranına uyulması
İhalenin feshi: dar kapı
İhale tamamlandıktan sonra başvurulacak yol ihalenin feshidir ve icra mahkemesinin görev alanındadır. Süre çok kısadır; ihaleyi öğrenmekle işlemeye başlar. Fesih sebepleri sınırlıdır: ihaleye fesat karıştırılması, artırmaya hazırlık aşamasındaki esaslı usulsüzlükler, satış bedelinin aşırı düşüklüğü ve tebligat eksikliği başlıcalarıdır. Başvurunun reddi halinde başvurana para cezası verilmesi ihtimali de bulunduğundan, dayanaksız fesih talepleri ek yük yaratır.
Borcu kapatmadan satışı durdurmanın yolları
Borçlunun her zaman ödeme gücü olmayabilir. Bu durumda taksitlendirme talebi, alacaklıyla yapılacak ve tutanağa geçirilecek anlaşma, borca itirazın kabulü halinde takibin durması ya da menfi tespit davasında alınacak tedbir kararı devreye girebilir. Menfi tespitte teminat ve tedbirin kapsamı, satışın durup durmayacağını belirler; dava açmış olmak tek başına satışı engellemez.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Dosyanızdaki tebligat tarihleri ve haciz tutanakları görülmeden hangi yolun açık olduğu söylenemez; süreler çok kısa olduğundan, satış ilanını gördüğünüz anda profesyonel destek almanız yararınıza olur.