AC

MAKALE · FİNANS HUKUKU

İcra Satışında Borçlunun Hakları: İhalenin Feshi, Şikâyet Süresi ve İcra Mahkemesi

ÖZET

İİK + HMK temelinde satış surecinde borçlu-hakları odakli mahkeme ve yetki analizi.

·Finans Hukuku·2 dk okuma·125 görüntülenme·, Konya Barosu·Son güncelleme: 7 Ağustos 2026
İÇİNDEKİLER
İcra Satışında Borçlunun Hakları: İhalenin Feshi, Şikâyet Süresi ve İcra Mahkemesi

Haczedilen malın satışa çıkarılması, borçlu açısından sürecin en geri dönülmez aşamasıdır. Bu aşamada yapılan usul hatalarına karşı kullanılabilecek yollar vardır; ancak bu yolların hepsi kısa ve çoğu hak düşürücü nitelikte sürelere bağlıdır. İİK ve HMK çerçevesinde, satış aşamasında borçlunun elindeki araçları ve süre risklerini sıralayalım.

Satıştan Önce Kullanılabilecek Araçlar

  • Kıymet takdirine itiraz: rapor tebliğinden itibaren kısa bir süre içinde icra mahkemesine başvurulur; bu süre kaçırılırsa değer, ihaleye esas alınır.
  • Haczedilmezlik şikâyeti: maaşın haczedilemeyecek kısmı, ev eşyası veya meskeniyet iddiası öğrenmeden itibaren işleyen süre içinde ileri sürülür.
  • Borcun taksitlendirilmesi: alacaklının kabulüyle veya kanunun öngördüğü şartlarla satış durdurulabilir.
  • Satışın talep edilme süresi: haciz üzerinden kanunda öngörülen süre içinde satış istenmezse haciz düşer; bu husus borçlu lehine denetlenmelidir.

Süresiz Şikâyet ile Süreli Şikâyet Ayrımı

İcra dairesi işlemlerine karşı şikâyet kural olarak kısa bir süreye tabidir. Ancak işlem kamu düzenine aykırıysa veya bir hakkın yerine getirilmemesi söz konusuysa şikâyet süreye bağlı olmaksızın yapılabilir. Bu ayrımın doğru kurulması, geç kalınmış görünen bir başvurunun kabul edilebilir hâle gelmesini sağlar. Başvuru mercii icra mahkemesidir ve inceleme kural olarak dosya üzerinden yürür; bu nedenle iddianın belgeye dayandırılması gerekir.

İhalenin Feshi: En Katı Süre

İhale gerçekleştikten sonra borçlunun elindeki temel yol ihalenin feshi talebidir. Bu talep, ihale tarihinden itibaren işleyen kısa bir süre içinde icra mahkemesine yapılır; ihaleden haberdar olmayan ilgililer bakımından sürenin başlangıcı öğrenme tarihine bağlanabilir. Fesih sebepleri sınırlıdır ve genellikle şu başlıklarda toplanır:

  1. Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi
  2. İhaleye hazırlık işlemlerindeki eksiklikler ve ilan içeriğindeki hatalar
  3. Artırmaya fesat karıştırıldığı iddiası
  4. Satılan malın esaslı niteliğinde yanılma
  5. Kıymet takdirinin gerçeği yansıtmaması

Talebin reddi hâlinde para cezasına hükmedilebileceği için, dayanaksız fesih başvurusundan kaçınılmalı; iddia belgeyle desteklenmelidir.

Tebligatın Merkezî Rolü

Satış sürecindeki hak kayıplarının büyük bölümü, tebligatın eski adrese yapılması ya da usulsüz tebliğ edilmesinden doğar. Borçlunun adres kayıt sistemindeki bilgisi güncel değilse, yapılan tebligat geçerli sayılabilir ve süreler kişi haberdar olmadan işlemeye başlar. Bu nedenle takip dosyasındaki tüm tebligat parçalarının nüshası temin edilip tarih ve şerhleri ayrı bir tabloya çıkarılmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Dosyanızdaki haciz tarihleri, satış ilanı ve tebligat evrakı sonucu doğrudan etkilediğinden, satış aşamasına gelmeden önce hukuki değerlendirme yaptırmanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimiBu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

İlgili makaleler

İlgili Yargıtay Kararları

Kararlar karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanabilir.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.