İçeriğe geç
AC

İcra Satışında Borçlunun Hakları: Şikâyet Mercii, İcra Mahkemesi ve Kaçırılan Kısa Süreler

11 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haciz konulan malın satışa çıkarılması aşaması, borçlu bakımından hakların en yoğun ama sürelerin en kısa olduğu evredir. Bu aşamada yapılan itirazların çoğu haklı olmasına rağmen, doğru mercie ve zamanında yapılmadığı için sonuç doğurmaz. Aşağıda satış sürecinde borçlunun kullanabileceği yollar ve süre kaybı senaryoları incelenmektedir.

İtiraz mı, Şikâyet mi, Dava mı?

İİK sisteminde birbirinden farklı üç araç vardır ve karıştırılmaları sık görülür. Ödeme emrine karşı ileri sürülen itiraz icra dairesine yöneliktir. İcra memurunun işleminin kanuna aykırı ya da hadiseye uygun olmadığı iddiası ise şikâyet yoludur ve icra mahkemesine yapılır. Borcun esasına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından ise menfi tespit ve istirdat gibi davalar genel mahkemelerin görev alanına girebilir. Hangi aracın seçildiği, hem mercii hem de süreyi belirler.

Satış Aşamasında Borçlunun Elindeki Araçlar

  • Kıymet takdirine karşı, takdirin tebliğinden itibaren kısa süre içinde icra mahkemesine başvurmak.
  • Haczedilemeyecek mal ve haklara ilişkin iddiaları zamanında ileri sürmek; ev eşyası, maaşın haczedilemeyen kısmı ve mesleki araçlar bu kapsamda değerlendirilir.
  • Meskeniyet iddiasını, satış ilerlemeden gündeme getirmek.
  • Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasını, ihalenin feshi talebiyle birlikte ileri sürmek.
  • Borcu taksitle ödeme veya rızaen satış imkânlarını, dosya kapanmadan değerlendirmek.

Yetki: Hangi İcra Mahkemesi

Şikâyet ve ihalenin feshi talepleri kural olarak takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yöneltilir. Taşınmazın başka ilde bulunması, satışın yapıldığı yer bakımından ayrı bir usul ilişkisi doğurabileceğinden, dosyanın hangi icra dairesinde ve hangi ilde işlediği baştan netleştirilmelidir. Yanlış yer mahkemesine yapılan başvuru, kısa süreli bu yollarda çoğu zaman telafi edilemez.

Kıymet Takdirine İtirazın Kritik Rolü

Satış bedelinin düşük kalmasından şikâyet edilen dosyaların önemli bölümünde, kıymet takdiri aşamasında hiçbir başvuru yapılmamıştır. Oysa değer tespitine süresinde itiraz edilmemesi, sonraki aşamada bedel düşüklüğü iddiasını büyük ölçüde zayıflatır. İtiraz dilekçesinde yalnızca değerin düşük olduğu söylenmemeli; emsal nitelikteki taşınmazların konumu, imar durumu ve fiziki özellikleri karşılaştırmalı olarak sunulmalıdır.

İhalenin Feshi Talebinde Somutluk

  1. Fesih sebebi tek tek ve olgusal olarak yazılır; genel ifadeler yeterli görülmez.
  2. İleri sürülen aykırılığın zarar doğurduğu açıklanır.
  3. Tebligat parçaları, ilan tarihleri ve satış tutanağı dosyaya eklenir.
  4. Talebin süresinde olduğunu gösteren tarihler dilekçenin başında belirtilir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; takibin türü, malın niteliği ve tebligatın şekli sonucu değiştirir. Satış ilanını gören borçlunun aynı hafta içinde hukuki değerlendirme alması, elindeki kısa süreli yolları kullanabilmesi bakımından belirleyicidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla