İçeriğe geç
AC

İcrada Satış Aşaması: Şikâyet Mercii, Süreler ve Borçlunun Hakları

11 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İcra takibinin en geri dönülmez aşaması satıştır. Haczedilen malın paraya çevrilmesiyle birlikte, önceki aşamalarda yapılan usul hatalarının telafisi hem teknik olarak zorlaşır hem de üçüncü kişilerin hakları devreye girer. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu süreçte borçlunun elindeki araçların tamamı süreye bağlıdır; bu nedenle satış takvimi ile şikâyet takvimi birlikte tutulmalıdır.

Hangi İtiraz Nereye Yapılır?

Uygulamada en çok karıştırılan nokta, itiraz ile şikâyetin farklı kurumlar olmasıdır. Takibin dayanağı olan borca veya imzaya yönelik itiraz icra dairesine yapılırken, icra müdürlüğünün işlemlerinin kanuna aykırı olduğu iddiası icra mahkemesine şikâyet yoluyla taşınır. Kıymet takdirine yönelik itiraz, ihalenin feshi talebi ve hacizde usulsüzlük iddiası da icra mahkemesinin görev alanındadır. Yanlış mercie verilen dilekçe, süreyi durdurmadığı için çoğu zaman esasa girilmeden sonuç doğurur.

Satış Öncesi Kritik Kontroller

  • Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi ve itiraz süresinin kaçırılmaması
  • Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği
  • Haczedilmezlik iddiasının süresinde ve doğru mercie ileri sürülmesi
  • Taşınmaz üzerindeki şerh, ipotek ve kira ilişkilerinin ilanla uyumu
  • Elektronik satış sürecine ilişkin ilan bilgilerindeki maddi hataların düzeltilmesi

İhalenin Feshi: Kısa Süre, Dar Kapı

İhalenin feshi talebi icra mahkemesine yapılır ve ihale tarihinden itibaren işleyen yedi günlük süreye tabidir. Bu süre içinde ileri sürülmeyen fesih sebepleri sonradan tartışılamaz. Fesih sebepleri kural olarak ihale hazırlık ve yapılış sürecine ilişkin usulsüzlükler ile satış bedelinin muhammen değere oranına dayanır. Talep reddedilirse para cezasına hükmedilebilmesi ihtimali, dilekçenin gelişigüzel değil, somut usulsüzlük göstererek kurulmasını gerektirir.

Süresiz Şikâyetin Kapsamı Sanıldığı Kadar Geniş Değildir

Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması ile kamu düzenine aykırı işlemler süreye bağlı olmadan şikâyet konusu yapılabilir. Ancak uygulamada birçok işlem, kamu düzeni değil taraf menfaati kapsamında görülür ve yedi günlük süreye tabidir. Bu nedenle süresiz şikâyet varsayımına dayanarak beklemek, borçlu açısından en yüksek riskli tercihlerden biridir.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir. Takibin türü, malın niteliği ve dosyadaki tebligat geçmişi değiştikçe kullanılabilecek yol ve süreler de farklılaşacağından, satış aşamasına gelen bir dosyada vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla