Haciz sonrası satış aşaması, borçlu açısından hem en kısa süreli hem de en geri dönülmez aşamadır. Taşınır ya da taşınmaz satışa çıkarıldığında yapılacak itirazın türü kadar, itirazın hangi mercie yöneltileceği de sonucu belirler. Bu rehber, İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde satış aşamasında merci ve yetki analizini, ardından ödeme yoluyla uzlaşma ile şikâyet-dava yolu arasındaki tercihi ele alıyor.
Şikâyet, İtiraz ve Dava Birbirinin Yerine Geçmez
Satış sürecinde borçlunun elindeki araçlar aynı hukuki niteliğe sahip değildir. Satış işleminin usulüne aykırı yapılması, kıymet takdirine yönelik itirazlar ve ihalenin feshi talebi farklı yollardır ve farklı sürelere tabidir. Bunları birbirinin yerine kullanmak, çoğu dosyada esas incelenmeden ret sonucu doğurur. Uygulamada en sık görülen hata, kıymet takdirine karşı yapılması gereken itirazın satış ilanı sonrasına bırakılması ve o aşamada ihalenin feshi ile telafi edilmeye çalışılmasıdır.
Hangi İcra Dairesi, Hangi İcra Mahkemesi
Takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisi ile satışı yapacak dairenin yetkisi her zaman örtüşmez; özellikle taşınmazın başka bir yargı çevresinde bulunduğu dosyalarda satış işlemleri malın bulunduğu yer üzerinden yürütülebilir. Şikâyet ve ihalenin feshi talepleri ise kural olarak icra mahkemesinin görev alanındadır. Genel mahkemede açılan bir talep, icra mahkemesinin görev alanına giriyorsa esastan görüşülmez. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce takip dosyasının hangi daire ve hangi yargı çevresi üzerinden yürüdüğü teyit edilmelidir.
Satış Öncesi Kontrol Listesi
- Takip dosyasındaki tebligat parçalarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
- Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi ve itiraz penceresinin kullanılıp kullanılmadığı
- Satış ilanının içeriği, ilan usulü ve borçluya bildirimi
- Haczedilemezlik iddiası doğuran mal ve gelir kalemlerinin bulunup bulunmadığı
- Taşınmaz üzerindeki kira, şerh ve üçüncü kişi haklarının dosyaya bildirilip bildirilmediği
Satışı Durdurmak mı, Yapılandırma mı?
Borçlu açısından gerçek karar noktası, hukuki itiraz üretmekle alacaklıyla ödeme planında anlaşmak arasındaki tercihtir. İtiraz yolları çoğunlukla satışı kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak ayrı bir tedbir veya icranın geri bırakılması kararıyla mümkün olabilir. Buna karşılık alacaklıyla yapılacak yapılandırma, dosya masraflarının büyümesini önler ve malın değerinin altında elden çıkmasını engelleyebilir. Karar verirken malın rayiç değeri ile borcun tutarı arasındaki oran, dosyadaki diğer hacizler ve ödeme kapasitesinin gerçekliği birlikte değerlendirilmelidir.
Anlaşma Yapılacaksa Yazılı Zemin Şart
- Ödeme planı, dosya numarası ve tarih belirtilerek yazılı hale getirilir; sözlü mutabakat takip dosyasında hüküm doğurmaz.
- Satışın durdurulması veya talep edilmemesi taahhüdü, plana açıkça yazılır.
- Ödemelerin dosya hesabına yapılması ve her ödemenin dekontla izlenmesi sağlanır.
- Plan tamamlandığında haczin kaldırılması ve dosyanın kapatılması ayrıca talep edilir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve her takip dosyasının kendi seyri vardır. Satış aşamasındaki süreler kısa ve telafisi güç olduğundan, elinize bir satış ilanı ya da kıymet takdiri tebligatı ulaştığında dosyanızı bir hukukçuya inceletmekte gecikmemeniz önerilir.