Haczedilen malın paraya çevrildiği satış aşaması, icra takibinin en kritik ve geri dönüşü en zor evresidir. Borçlu bu aşamada edilgen değildir; İİK, hem borçlunun haklarını hem de ihalenin usulüne ilişkin sıkı güvenceleri düzenler. Bu güvencelerin farkında olmak, malın gerçek değerinin çok altında elden çıkmasını önleyebilir.
Kıymet Takdirine İtiraz
Satıştan önce mala bir değer biçilir. Bu kıymet takdiri, ihalede esas alınacak fiyatın temelini oluşturduğu için borçlu açısından hayati önemdedir. Takdir edilen değer düşük bulunursa, kısa süre içinde icra mahkemesine itiraz edilerek yeniden değerleme istenebilir. Bu süre kaçırılırsa, düşük değer üzerinden satış yolu açılır.
Satış İsteme ve Süreler
Haczedilen malın satışının, haczin geçerliliğini koruması için belirli süre içinde istenmesi gerekir. Alacaklı bu süreyi geçirirse haciz düşebilir; bu durum borçlu lehine bir sonuçtur. Elektronik ortamda yürütülen satış süreçlerinde ilan, teklif ve ödeme tarihleri tek bir takvimde izlenmelidir.
İhalenin Feshi
Satış tamamlandıktan sonra dahi, usule aykırılık, fahiş fiyat farkı veya ilan eksikliği gibi nedenlerle ihalenin feshi istenebilir. Bu talep, kısa ve hak düşürücü nitelikte bir süreye tabidir ve icra mahkemesine yapılır. Fesih talebinin kötüniyetle yapıldığı sonucuna varılırsa para cezası riski doğabileceğinden, dayanaklar somut olmalıdır.
Borçlunun Elindeki Diğer İmkanlar
Borçlu, haczedilemez mal ve gelirlere ilişkin şikayet hakkını, borca ve takibe itirazı ve tarafların anlaşmasıyla satış imkanını kullanabilir. Maaş ve emekli aylığı gibi kalemlerde kısmi haciz sınırları gözetilir. HMK'nın genel hükümleri, bu uyuşmazlıklarda ispat ve usul çerçevesini tamamlar.
Bu içerik yol gösterme amaçlıdır. Satış ve ihale süreleri çok kısadır ve olaya göre değişir; hak kaybını önlemek için vakit geçirmeden hukuki destek alınması önerilir.