Haciz aşaması tamamlandığında borçlunun süreç dışında kaldığı düşüncesi yaygındır; oysa satış aşaması, borçlu bakımından en fazla usuli imkânın bulunduğu evredir. Kıymet takdirinden ihalenin sonucuna kadar her adımda kısa süreli itiraz ve şikâyet yolları işler. Bu rehber, borçlu haklarını zamanında kullanma disiplinini ele alır.
Kıymet Takdiri: Sonucu Belirleyen İlk Eşik
Satış bedelinin dayanağı olan kıymet takdiri düşük belirlendiğinde, borcun kapanmaması ve borçlunun malını gerçek değerinin altında kaybetmesi sonucu doğar. Rapor tebliğ edildiğinde kısa süre içinde icra mahkemesine başvurularak yeniden değerlendirme istenebilir. Bu başvuru yapılmadığında, ihale aşamasında değere yönelik itiraz ileri sürme imkânı büyük ölçüde kapanır.
Satış İlanı ve Tebligatın Denetimi
Satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması, ihalenin feshi sebeplerinin başında gelir. Tebligatın hangi adrese, kime ve hangi tarihte yapıldığı mutlaka dosyadan kontrol edilmelidir. Elektronik satış sisteminde ilan içeriği ile taşınmazın fiilî durumu arasındaki uyumsuzluklar da ayrıca not edilmelidir.
Borçlunun Elindeki Somut İmkânlar
- Haczedilemeyecek mallara ilişkin iddianın süresinde ileri sürülmesi
- Meskeniyet iddiasının, taşınmazın niteliğini gösteren belgelerle desteklenmesi
- Borcun taksitlendirilmesi veya alacaklıyla anlaşma yolunun değerlendirilmesi
- Malın borçlu tarafından rızaen satışına ilişkin usulün işletilmesi
- Aşkın haciz iddiasının, değer karşılaştırmasıyla birlikte sunulması
İhalenin Feshi Talebinde Usule Aykırı İşlem
İhalenin feshi talebi kısa ve kesin bir süreye tabidir; sürenin başlangıcı ihale tarihi ya da usulsüzlüğün öğrenildiği tarih olabilir. Talep dilekçesinde fesih sebebinin somut olarak gösterilmemesi, genel ifadelerle yetinilmesi ve teminatın yatırılmaması sık görülen eksikliklerdir. Ayrıca talebin reddi hâlinde doğabilecek para cezası riski de baştan değerlendirilmelidir.
Şikâyet mi, İtiraz mı, Dava mı
İİK bakımından icra dairesinin işlemine karşı yol şikâyet, takibin dayanağına karşı yol itiraz, üçüncü kişinin mülkiyet iddiasına ilişkin yol ise istihkak davasıdır. Bu üç yolun karıştırılması, doğru talebin yanlış mercie yöneltilmesine ve sürenin boşa geçmesine neden olur. HMK'nın genel usul hükümleri de bu başvurularda tamamlayıcı olarak uygulanır.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Dosyadaki tebligat tarihleri ve haczin kapsamı hangi yolun açık olduğunu belirlediğinden, adım atmadan önce dosya incelemesi yaptırılması gerekir.