Haczedilen malın satışa çıkarılması, icra takibinin borçlu açısından en kritik aşamasıdır. İİK ve HMK çerçevesinde borçlunun bu aşamada kullanabileceği haklar, takibin başındaki itiraz haklarından farklıdır ve büyük ölçüde satış işlemlerinin usulüne bağlıdır.
Satış Aşamasında Borçlunun Elinde Kalan Araçlar
Takip kesinleştikten sonra borcun varlığını tartışmak çoğu zaman mümkün olmaz; ancak satışın nasıl yapıldığı denetlenebilir. Kıymet takdirine itiraz, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi, haczedilemeyecek mal veya haklara el atılması, borçlunun ekonomik varlığını doğrudan koruyan başlıklardır. Bu itirazlar süreye tabi olduğundan, satış hazırlığının fark edildiği an harekete geçilmelidir.
Kıymet Takdiri: Satıştan Önceki Asıl Savunma Hattı
Malın gerçek değerinin altında takdir edilmesi, satış bedeliyle borcun kapanmaması ve borçlunun malvarlığını kaybetmesine rağmen borçlu kalması sonucunu doğurur. Bu nedenle rapor eline ulaştığında şu noktalar denetlenmelidir:
- Taşınmazda imar durumu, kat irtifakı ve eklentilerin rapora yansıyıp yansımadığı
- Kiracılık, şerh, irtifak gibi değeri etkileyen kayıtların dikkate alınıp alınmadığı
- Taşınırlarda marka, model, yaş ve çalışır durumda olup olmadığının tespiti
- Emsal değerlendirmesinin aynı bölge ve nitelikteki taşınmazlardan seçilip seçilmediği
Tebligat ve Satış İlanı: Usulsüzlük En Sık Buradan Doğar
Satış ilanının borçluya tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğ edilmesi, ihalenin feshi taleplerinde en çok dayanılan sebeplerden biridir. Borçlunun adres kayıt sistemindeki adresi, tebliğ mazbatasındaki şerhler ve dağıtım tarihleri karşılaştırmalı olarak incelenmelidir. Usulsüz tebliğ iddiası, öğrenme tarihinin dürüstlük kuralına uygun biçimde ortaya konmasıyla birlikte ileri sürülmelidir.
Anlaşma mı, İhalenin Feshi Davası mı?
Satış tarihi yaklaştığında borçlunun önünde genellikle iki seçenek vardır: alacaklıyla taksitlendirme ya da satış sonrası ihalenin feshi yoluna başvurma. Alacaklıyla yapılacak anlaşma, satışın durdurulmasını sağlayabileceği için çoğu zaman daha hızlı bir korumadır; buna karşılık fesih davası, ihale bedelinin düşüklüğü ve usul sakatlığı gibi somut dayanaklar yoksa borçlu aleyhine ek yük doğurabilir. Bu nedenle karar, dosyadaki belgelerin gücüne ve satış bedelinin borca oranına bakılarak verilmelidir.
Kararı Kolaylaştıran Sorular
- Satış bedeli, kıymet takdiri raporundaki değerle karşılaştırıldığında ne durumda?
- Elde somut bir usulsüzlük belgesi var mı, yoksa yalnızca genel itiraz mı ileri sürülecek?
- Taksitle ödeme borçlunun gerçek ödeme gücüne uygun mu, yoksa kısa sürede bozulacak mı?
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; icra dosyasındaki tarihler, tebliğ kayıtları ve haczin kapsamı değerlendirmeyi tümüyle değiştirebilir. Satış sürecine giren bir dosyada adım atmadan önce dosyanın tamamının incelenmesi ve süre hesabının bir hukukçu ile birlikte yapılması yerinde olur.