İcra takibinde e-haciz uygulaması ile satış aşaması çoğu zaman tek bir süreç gibi algılanır; oysa İİK bakımından bunlar farklı işlemlerdir ve her birine karşı başvurulacak yol da farklıdır. HMK'nın genel usul kuralları ile birlikte okunduğunda, doğru kapıyı bulmak çoğu dosyada esasa ilişkin argümandan daha belirleyici hâle gelir.
Haciz ile Satış Arasındaki İşlem Zinciri
Elektronik ortamda konulan haciz, alacağın varlığını tartışmaya açmaz; yalnızca malvarlığını takip için bağlar. Satış ise haczin paraya çevrilmesidir ve kendine özgü ilan, kıymet takdiri ve ihale aşamalarını içerir. Bu nedenle bir borçlunun asıl itirazı borcun kendisineyse şikâyet yolu, kıymet takdiriyse süresi içinde ayrı bir başvuru, ihalenin yapılış biçimiyse ihalenin feshi yolu gündeme gelir.
Şikâyet mi, İtiraz mı, Dava mı
- İcra dairesinin işleminin kanuna aykırılığı iddiası icra mahkemesine şikâyet konusudur.
- Ödeme emrine ilişkin borca ve imzaya itiraz, takip türüne göre icra dairesine veya icra mahkemesine yöneltilir.
- Malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak prosedürüne tabidir; genel mahkemede açılan dava süre kaybına yol açar.
- Menfi tespit ve istirdat talepleri ise ayrı bir dava olarak genel mahkemede görülür.
İhale Sürecinde Toplanacak Deliller
İhalenin feshi tartışmasında iddia, çoğunlukla usul kayıtlarıyla ispatlanır: satış ilanının tebliğ belgeleri, ilanın yayımlandığı ortam ve tarih, kıymet takdiri raporu ve rapora itiraz dilekçesinin havale kaydı, elektronik satış portalındaki teklif dökümü. Bu belgelerin tamamı dosyadan temin edilebilir; talep dilekçesinde her iddianın hangi belgeye dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir.
Üçüncü Kişinin ve Bankanın Konumu
Maaş hesabına konulan hacizde kesinti oranı, hesaptaki paranın niteliği ve haczedilmezlik iddiası ayrı bir tartışmadır. Burada asıl mesele, paranın kaynağının belgelenmesidir: işveren yazısı, bordro ve hesap açıklamaları olmadan haczedilmezlik iddiası soyut kalır. Kesintiyi yapan kuruma yazılan dilekçeler ise çoğu zaman hukuki sonuç doğurmaz; talep icra dosyasına ve icra mahkemesine yöneltilmelidir.
Zarar İddiasının Belgelenmesi
Usulsüz olduğu ileri sürülen bir haciz veya satış nedeniyle uğranılan zarar iddia ediliyorsa, zararın miktarı ve nedensellik bağı ayrıca ortaya konmalıdır. Ticari faaliyetin durduğu, kredi ilişkisinin bozulduğu veya malın değerinin altında elden çıktığı yönündeki iddialar, banka yazıları ve karşılaştırmalı değer verileriyle desteklenmediğinde kabul görmesi zorlaşır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, tebligat tarihleri ve satış aşamasının hangi noktada olduğu yapılacak başvuruyu kökten değiştirir; dosyanızı süre işlerken bir avukata inceletmeniz yerinde olur.