İcra takibinde borçlunun en çok zorlandığı an, hesabına e-haciz konulduğunu fark ettiği veya taşınmazının satış ilanını gördüğü andır. Bu iki işlem farklı hukuki niteliktedir ancak ortak bir yönleri vardır: her ikisine karşı da dar ve katı süreler işler. Süre geçtikten sonra yapılan itirazlar, ne kadar haklı olursa olsun incelenmez.
E-Haciz Fark Edildiğinde İlk Kontroller
Hesap üzerindeki blokenin dayanağı öğrenilmeden hareket edilmemelidir. İncelenmesi gereken noktalar şunlardır:
- Takibin türü ve dayanağı, ilamlı mı ilamsız mı olduğu
- Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği
- Haczedilen hesabın niteliği; maaş, nafaka veya sosyal yardım gibi kısmen ya da tamamen haczedilemez nitelikte olup olmadığı
- Haciz miktarının takip konusu alacağı aşıp aşmadığı
- Aynı alacak için birden fazla hesaba mükerrer haciz konulup konulmadığı
İtiraz mı Şikâyet mi
İcra ve İflas Kanunu, borcun kendisine yönelik karşı çıkışlar ile icra işleminin usulüne yönelik karşı çıkışları farklı yollara bağlar. Borca veya imzaya itiraz ile icra memurunun işlemine karşı şikâyet aynı şey değildir; muhatabı da süresi de ayrıdır. Yanlış yolun seçilmesi, doğru yolun süresini tüketen en sinsi hatalardan biridir. Haczedilemezlik iddiası bakımından da öğrenme tarihinin belgelenmesi belirleyicidir.
Satış Aşamasında Zamanı Yönetmek
- Kıymet takdirine karşı süresi içinde itiraz edilmesi, çünkü bu aşama kaçırıldığında satış bedeli tartışması büyük ölçüde kapanır
- Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin kontrolü
- Elektronik satış sürecinin ilan edilen koşullara uygun yürüyüp yürümediğinin izlenmesi
- Borcun bir kısmının ödenmesi veya taksitlendirme imkânının değerlendirilmesi
İhalenin Feshi Talebinde Ölçü
İhalenin feshi, satış tamamlandıktan sonra başvurulan istisnai bir yoldur ve dar süreye tabidir. Talebin kabul edilmesi için genellikle iddia edilen usulsüzlüğün sonuca etkili olması aranır; şeklî nitelikte küçük bir eksiklik tek başına yeterli görülmeyebilir. Bu nedenle fesih sebepleri, satış bedeline veya katılımcı sayısına etkisi gösterilerek ileri sürülmelidir.
Üçüncü Kişinin Konumu
Haczedilen mal borçluya değil bir başkasına aitse, istihkak iddiası ayrı bir usule tabidir ve kendi süresi vardır. Malın kime ait olduğunu gösteren fatura, sözleşme ve kayıtların iddia ile eş zamanlı sunulması, sürecin uzamasını engeller. HMK'nın genel usul hükümleri bu aşamada tamamlayıcı rol oynar.
Buradaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir. Takibin türü ve dosyanın geldiği aşama izlenecek yolu değiştirdiğinden, icra dosyanız için vakit geçirmeden hukuki değerlendirme almanız önerilir.