İcra takibinde en çok hak kaybı, itirazın haklı olmadığı dosyalarda değil, doğru itirazın yanlış mercie veya geç sunulduğu dosyalarda yaşanır. Satış aşaması ile e-haciz uygulamaları bu bakımdan ayrı bir dikkat ister; çünkü İİK'nın öngördüğü denetim yolları kısa ve kesin sürelere bağlanmıştır. Bu rehber, satış ve elektronik haciz işlemlerinde merci ve süre eksenli bir yol haritası sunar.
Satış Sürecinde Hangi Merci Neye Karar Verir
Takibi yürüten icra dairesi bir yargı mercii değildir; işlem yapar, kıymet takdirini ve satış ilanını yürütür. Bu işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyen merci icra mahkemesidir. Borçlunun sıkça yaptığı hata, kıymet takdirine veya satış ilanına ilişkin itirazını dilekçeyle icra dairesine sunup cevap beklemesidir. Dairede geçen süre, mahkemeye başvuru süresini durdurmaz.
İcra Mahkemesinin Yetkisi Dosyaya Bağlıdır
İcra mahkemesinde yer yönünden yetki, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bulunduğu yere göre belirlenir. Borçlunun ikametinin başka ilde olması, şikâyeti kendi ilinde açma imkânı vermez. Birden fazla dosyadan haciz konulmuşsa her dosya için ayrı başvuru gerekebilir; tek dilekçeyle tüm hacizlerin kaldırılacağı beklentisi çoğu zaman karşılıksız kalır.
E-Haciz İşlemine İtirazın Doğru Kanalı
Elektronik ortamda bankalara veya kayıt sistemlerine gönderilen haciz müzekkerelerinde iki farklı tartışma birbirine karışır. Birincisi haczin dayanağı olan takibin geçerliliğidir ve bu, itiraz veya menfi tespit yoluyla tartışılır. İkincisi haczedilen malvarlığı unsurunun haczedilebilirliğidir; maaşın haczedilemeyen kısmı, sosyal güvenlik ödemeleri veya nafaka alacakları buna örnektir. Haczedilemezlik iddiası bir şikâyet konusudur ve öğrenme tarihinden itibaren işleyen kısa süreye tabidir.
Zaman Baskısı: Şikâyet ve İhalenin Feshi
İhale gerçekleştikten sonra ileri sürülecek fesih sebepleri sınırlıdır ve başvuru süresi son derece kısadır. Kıymet takdirine süresinde itiraz etmemiş olmak, ihale aşamasında değer düşüklüğü iddiasını büyük ölçüde zayıflatır. Yani satış sürecinde her aşama, bir sonrakinin savunma alanını daraltır. Bu nedenle dosyada tebliğ ve öğrenme tarihleri, kararın kendisi kadar önemli bir veri olarak izlenmelidir.
Süre Kaçırılmışsa Elde Kalan İhtimaller
- Ödeme emri usulüne aykırı tebliğ edilmişse tebligatın geçersizliği ayrı bir tartışma başlığıdır.
- Borcun tamamen veya kısmen ödendiği belgeliyse ilgili yola göre ayrı bir dava gündeme gelebilir.
- Haczedilemezlik iddiası dosyaya sonradan giren yeni bir haciz bakımından yeniden değerlendirilebilir.
- Alacaklıyla yapılandırma görüşmesi, satış takvimi göz önünde tutularak zamanlanmalıdır.
Yukarıdaki çerçeve genel işleyişi anlatır; her takip dosyasının tebligat geçmişi ve haciz sırası farklıdır. Satış ilanı yayımlanmış bir dosyada, gün kaybetmeden bir hukukçuyla dosya örneğinin incelenmesi önerilir.