İcra takibinin ilerleyen aşamalarında borçlunun karşısına iki işlem çıkar: hesap ve alacaklarına elektronik ortamda konulan haciz ile hacizli malın satışa çıkarılması. Her ikisine karşı da başvurulacak yol ve süre farklıdır. Bu rehber, satış ve e-haciz işlemlerinde hangi merciye gidileceğini ve tebligat denetiminin neden ilk adım olduğunu anlatır.
Şikâyet, İtiraz ve Dava Ayrımı
İcra ve İflas Kanunu üç farklı araç öngörür ve bunlar birbirinin yerine kullanılamaz. Ödeme emrinin içeriğine, borca veya imzaya yönelik karşı çıkış itirazdır ve icra dairesine yapılır. İcra dairesinin veya memurun yaptığı bir işlemin kanuna aykırı olduğu ya da hadiseye uygun düşmediği iddiası ise şikâyettir ve icra mahkemesine yöneltilir. Mülkiyet iddiası taşıyan üçüncü kişinin talebi istihkak yolunu, borcun bulunmadığı iddiası ise menfi tespit davasını gerektirir. Yanlış aracın seçilmesi, süreyi kaybettiren en yaygın hatadır.
Yetkili İcra Mahkemesi
Şikâyet, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Dosya başka bir yere gönderilmişse veya talimat yoluyla işlem yapılmışsa, hangi işleme karşı hangi mahkemenin yetkili olduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Menfi tespit ve istihkak gibi talepler ise genel hükümlere göre farklı bir mahkemede görülebilir; bu nedenle taleplerin tek dilekçede birleştirilmemesi gerekir.
E-Haciz ve Hacizden Muaf Değerler
Elektronik haciz uygulamasında sık karşılaşılan sorun, kanunen haczedilemeyecek nitelikteki değerlere de bloke konulmasıdır. Emekli aylıkları bakımından sosyal güvenlik mevzuatının öngördüğü koruma, maaş hesaplarında ücretin ancak belirli bir kısmının haczedilebilmesi ve nafaka alacaklarına ilişkin özel durum bu başlıkta değerlendirilir. Böyle bir işlemle karşılaşan borçlunun yolu şikâyettir ve hacizden muaf olduğu iddiasını hesabın niteliğini gösteren belgelerle desteklemesi gerekir.
- Hesap açılış belgesi ve hesaba giren ödemelerin kaynağını gösteren dökümü alın
- Maaş ve emekli aylığı yatan hesabı, diğer hesaplardan ayırın
- Haczin konulduğu tarihi ve öğrenme tarihinizi belgeleyin
Satış Aşaması ve İhalenin Feshi
Satış aşamasında en sık tartışılan konu, kıymet takdirine itiraz ve satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesidir. İlgililere satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir. İhalenin feshi talebi de icra mahkemesine yapılır ve kanunda öngörülen kısa süreye tabidir; bu süre kaçırıldığında ihale kesinleşir ve mülkiyet el değiştirir.
Tebligat Gecikmesi Neden Belirleyici?
İcra hukukundaki sürelerin neredeyse tamamı tebliğ tarihinden işler ve çoğu birkaç gün ile sınırlıdır. Adres değişikliğini bildirmeyen borçluya eski adresine yapılan tebliğ geçerli sayılabilir; bu da işlemden çok geç haberdar olma sonucunu doğurur. Bu nedenle dosyaya bakıldığında ilk iş, tüm tebliğ evraklarının tarih ve şerhleriyle incelenmesidir. Usulsüzlük tespit edilirse, öğrenme tarihinin esas alınması talep edilebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; takibin türü ve dosyanın aşaması sonucu değiştireceğinden, işlemle karşılaştığınızda kısa süreler nedeniyle vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız önemlidir.