İçeriğe geç
AC

İcrada Satış ve E-Haciz: Şikâyet İcra Mahkemesine mi, Dava Genel Mahkemeye mi?

30 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Banka hesabına elektronik haciz düşen ya da taşınmazı satışa çıkarılan borçlunun ilk refleksi çoğu zaman icra dairesine dilekçe vermek olur. Oysa İcra ve İflas Kanunu, hangi itirazın hangi mercie yapılacağını ayrıntılı biçimde ayırmıştır. Bu ayrımı kaçırmak, kısa süreler nedeniyle hakkın büsbütün kaybına yol açabilir.

Üç Ayrı Kanal, Üç Ayrı Sonuç

  • Şikâyet: icra dairesinin işlemi kanuna aykırıysa veya hakkı yerine getirmiyorsa icra hukuk mahkemesine yapılır.
  • İtiraz: ödeme emrine karşı borca ve imzaya itiraz, süresi içinde icra dairesine bildirilir; takibin durması bu yolla sağlanır.
  • Dava: menfi tespit, istirdat ve istihkak gibi talepler genel hükümlere göre ayrı bir dava konusudur.

Şikâyet için öngörülen genel süre kısadır. Buna karşılık bir hakkın hiç yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hallerinde şikâyet süreye bağlı değildir. Kamu düzenine aykırılık iddiaları da bu istisna kapsamında değerlendirilir.

E-Hacizde En Sık Görülen Yanlış Adres

Elektronik haciz uygulandığında borçlular sıklıkla bankaya başvurur. Banka yalnızca dairenin talimatını uygular; haczin kaldırılması yetkisi bankada değildir. Maaş hesabının tamamının bloke edilmesi, haczi caiz olmayan kalemlerin hesaba yatması ya da mükerrer haciz gibi durumlarda izlenecek yol, önce icra dairesinden düzeltme talep etmek, sonuç alınamazsa icra hukuk mahkemesine şikâyet yoluna gitmektir.

  1. Hesap ekstresi ve haciz müzekkeresi tarihleri karşılaştırılır.
  2. Hesaba giren paranın niteliği belgelendirilir.
  3. Daireye yazılı talep verilerek cevabı beklenir.
  4. Ret veya sessizlik halinde şikâyet dilekçesi hazırlanır.
  5. Gerekiyorsa satış ve paraya çevirme işlemlerinin durdurulması ayrıca istenir.

Satış Aşamasında Merci ve Süre

Satış artık elektronik ortamda yürütülen bir süreçtir; kıymet takdirine itiraz ile ihalenin feshi talebi birbirinden ayrıdır ve her ikisi de icra hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyen borçlunun daha sonra aynı gerekçeyi ihalenin feshinde ileri sürmesi güçleşir. İhalenin feshi için öngörülen süre ise oldukça kısadır ve ihale tarihinden itibaren işlemeye başlar; taşınmazın tesciline kadar beklemek çoğu zaman geç kalmak anlamına gelir.

Yetki Bakımından Hangi İcra Mahkemesi

Şikâyet, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra hukuk mahkemesine yapılır. Borçlunun ikamet ettiği ildeki mahkemeye başvurulması yaygın bir hatadır. Farklı illerde birden çok dosya varsa her dosya için merci ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir. İcra dosyanızdaki tebligat tarihleri ve işlem türü değiştikçe izlenecek yol da değişir; süre kaybı yaşamamak için dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla