İcra takibinde alacaklı için hedef tahsilat, borçlu için ise orantısız bir tedbirle karşılaşmamaktır. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu süreçte hem elektronik haciz uygulaması hem de satış aşaması, kısa süreli ve kesin nitelikli denetim yollarına tabidir. Usule aykırı bir işlemin süresinde şikâyet edilmemesi, işlemi fiilen geçerli hâle getirir.
E-Hacizde Orantılılık ve Kapsam
Elektronik ortamda uygulanan haciz, takip konusu alacak ile ferilerini karşılayacak ölçüyle sınırlı olmalıdır. Uygulamada sık görülen sorun, birden fazla bankaya gönderilen müzekkere sonucunda toplam bloke tutarın alacağı kat kat aşmasıdır. Bu durumda aşan kısmın kaldırılması istenir. Ayrıca haczedilemeyen kalemlerin bloke edilmesi ayrı bir usul sakatlığıdır; maaş hesabında yasal sınırın üzerinde kesinti yapılması veya nitelikçe haczi kısıtlı ödemelerin bloke edilmesi bu kapsamdadır.
Satış Aşamasında Denetlenmesi Gerekenler
- Kıymet takdiri raporunun usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği
- Rapordaki değerin güncel piyasa koşullarını yansıtıp yansıtmadığı
- Satış ilanının içeriği, ilan tarihi ile satış tarihi arasındaki süre
- Taşınmazda kiracı, şerh veya irtifak gibi yükümlülüklerin ilanda gösterilmesi
- Elektronik satış sisteminde teklif verme süresi ve teminat şartlarının duyurulması
Süre Çizelgesi Kurmak
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi ile itiraz süresinin son günü yazılır.
- Haciz tutanağının öğrenildiği tarih ve şikâyet süresinin bitişi ayrı satıra işlenir.
- Kıymet takdirine itiraz süresi, raporun tebliğ tarihinden itibaren hesaplanır.
- Satış talebi ve satışın yapılması için öngörülen süreler takvime bağlanır.
- İhalenin feshi talebi için tanınan süre, ihale tarihi esas alınarak önceden not edilir.
İhalenin Feshinde Somut Zarar Şartı
İhalenin feshi talebi, yalnızca bir usulsüzlüğün gösterilmesiyle sonuç vermez; kural olarak bu usulsüzlüğün ihaleye katılımı veya bedeli etkilediğinin, yani somut bir zarara yol açtığının ortaya konması beklenir. İlan eksikliğinin katılımı nasıl düşürdüğü, kıymet takdirindeki hatanın bedele nasıl yansıdığı sayısal olarak açıklanmalıdır. Talebin reddi hâlinde para cezası riski bulunduğundan, dayanaksız fesih taleplerinden kaçınmak gerekir.
Borçlu ve Üçüncü Kişi Ayrımı
Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası şikâyet değil, istihkak prosedürüyle ileri sürülür ve kendi süresine tabidir. Bu iki yolun karıştırılması, yanlış merciye başvuru sonucu doğurur. Aynı şekilde borca itiraz ile işleme şikâyet farklı sürelere ve farklı sonuçlara bağlıdır; dilekçe başlığının doğru seçilmesi, esasa girilebilmesinin ön şartıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; takip türü, alacağın niteliği ve tebligat tarihleri sonucu belirleyici biçimde etkiler. Dosyanızdaki tarihleri bir hukukçuyla birlikte kontrol etmeniz önerilir.