İcra takibinde asıl amaç, alacağın fiilen tahsilidir; bu da çoğu zaman e-haciz ve haczedilen malın satışı yoluyla gerçekleşir. İİK çerçevesinde bu rehber, paraya çevirme aşamasını ve delil/usul eksikliğinin doğurduğu değer kaybını ele alır.
E-Haciz ile Fiili Haczin Farkı
Elektronik ortamda banka hesaplarına ve bazı kayıtlı varlıklara uygulanan e-haciz hızlıdır; ancak hesapta karşılık yoksa sonuç doğurmaz. Taşınır ve taşınmaz mallarda ise fiili haciz ve kıymet takdiri gerekir. Alacaklının hangi malvarlığına, hangi yöntemle yöneleceğini baştan planlaması tahsil şansını artırır.
Satış Talebinde Süreye Dikkat
Haciz tek başına yeterli değildir; haczedilen malın belirli süre içinde satışının istenmesi gerekir. Bu süre kaçırılırsa haciz kalkabilir ve süreç baştan işler. Bu nedenle haciz tarihinden itibaren satış talebi için bir takvim tutulmalıdır.
Kıymet Takdiri ve Delil Boyutu
- Malın gerçek değerini yansıtan belge ve emsal bilgilerinin dosyaya sunulmaması
- Kıymet takdirine süresinde itiraz edilmemesi
- Üzerinde rehin, şerh veya başka haciz bulunup bulunmadığının araştırılmaması
- Satış ilanının usulüne uygun yapıldığına dair kayıtların izlenmemesi
Kıymet Takdirine İtiraz
Takdir edilen değer düşükse malın olduğundan ucuza satılması, yüksekse alıcı çıkmaması riski doğar. Bu nedenle kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinde, itiraz süresi içinde ve somut gerekçeyle karşı çıkılması önemlidir.
İhalenin Feshi Riskini Azaltmak
Satış sürecindeki usul hataları, sonradan ihalenin feshi talebine yol açabilir. Bu nedenle ilan, tebligat ve satış şartlarının her adımı belgeyle takip edilmelidir; usule uygunluk, sonucu kalıcı kılan unsurdur.
İcra hukukunda süreler ve usul kritiktir. Bu yazı genel bilgi sunar; somut takipte satış ve haciz stratejisi için hukuki destek alınması önerilir.