İçeriğe geç
AC

Maaş Haczi ve Satış Aşaması: Şikâyet Yolu, Sıra ve Süre Kontrolü

30 Mart 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlunun günlük hayatını en çok etkileyen iki işlem maaş haczi ile haczedilen malın satışıdır. Bu iki aşamada yapılan hatalar, borcun esasına ilişkin en güçlü itirazı bile etkisiz bırakabilir. Aşağıda İİK ve HMK çerçevesinde başvuru sırası ile usule aykırı işlem nedeniyle doğan kayıplar ele alınmaktadır.

Maaş haczinde ölçü ve sınırlar

Maaş ve ücret alacakları bakımından haciz sınırsız değildir. Kural olarak ücretin dörtte birinden az olmamak üzere haciz uygulanır; borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimi için gerekli kısım hesaba katılır. Nafaka alacakları bakımından ise farklı esaslar geçerlidir ve bu alacaklar sıra bakımından öncelik taşır. İşverene gönderilen müzekkerenin kapsamının aşılması, örneğin ikramiye ve kıdem tazminatının tamamına el konulması, şikâyet konusu yapılabilecek bir işlemdir.

Şikâyet mi, itiraz mı

  • Borca itiraz: takibin dayanağına yöneliktir ve ödeme emri tebliğinden sonraki kısa süre içinde yapılır.
  • Şikâyet: icra dairesinin işleminin kanuna aykırılığına yöneliktir ve icra hukuk mahkemesine yapılır.
  • Süresiz şikâyet: kamu düzenine aykırılık ve hakkın yerine getirilmemesi hâllerinde gündeme gelir.

Bu ayrımın kurulmaması, uygulamada en sık görülen kayıp sebebidir; borca itiraz süresi geçtikten sonra aynı iddianın şikâyet başlığıyla ileri sürülmesi çoğu kez sonuç vermez.

Satış aşamasında kontrol listesi

  1. Kıymet takdirinin tebliğ edilip edilmediği ve rapora itiraz süresinin kaçırılmadığı.
  2. Satış talebinin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, aksi hâlde haczin düşmesi ihtimali.
  3. Satış ilanının usulüne uygun tebliği; ilan eksikliği ihalenin feshi sebebi olabilir.
  4. Elektronik satış sürecinde tarihlerin ve tekliflerin kayda geçirilmesi.
  5. İhalenin feshi talebi için öngörülen kısa sürenin takvime işlenmesi.

Borçlu ve alacaklı açısından farklı riskler

Borçlu bakımından risk, tebligatın öğrenilememesi nedeniyle sürelerin geçmesidir. Alacaklı bakımından ise risk, haczin düşmesine yol açacak biçimde satış talebinin gecikmesi ve dosyanın işlemsiz bırakılmasıdır. İki taraf için de ortak çözüm, dosya bazında bir süre takvimi tutmak ve her tebliğ evrakını tarihiyle kayda geçirmektir.

Kısa hatırlatma

İcra hukukunda süreler kısadır ve çoğu kez günle sayılır; bu nedenle işlem öğrenildiği anda değerlendirme yapılmalıdır. Yukarıdaki başlıklar genel çerçeve niteliğindedir. Takibin türüne ve dosyadaki işlemlerin tarihine göre başvuru yolu farklılaşacağından, dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla