İcra dosyasında yapılan bir işleme karşı çıkmak isteyen borçlunun önünde birbirine benzeyen ancak sonuçları farklı olan yollar vardır. İİK ve HMK çerçevesinde şikâyet, itiraz ve dava ayrı kurumlardır; yanlış adlandırılan bir dilekçe süre geçtikten sonra düzeltilemeyebilir. Bu rehber, maaş haczi ve satış aşamasına özgü uyuşmazlıklarda doğru yolun nasıl seçileceğini ele alıyor.
Üç Yolun Ayrımı
Şikâyet, icra dairesinin işleminin kanuna aykırı olduğu ya da bir hakkın yerine getirilmediği iddiasıyla icra mahkemesine yapılır. İtiraz, ödeme emrine karşı borca veya imzaya yönelik olarak icra dairesine yöneltilir ve takibi durdurucu etki doğurabilir. Dava ise istihkak, menfi tespit ya da istirdat gibi ayrı bir yargılamayı gerektiren taleplerde açılır. Aynı olguya dayanılsa bile bu üç yolun süresi ve muhatabı farklıdır.
İcra Mahkemesinin Yetkisi Dosyaya Bağlıdır
İcra mahkemesinin yetkisi, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bulunduğu yere göre belirlenir ve bu kural kamu düzenine ilişkindir. Borçlunun başka ilde oturuyor olması yetkiyi değiştirmez. Buna karşılık takibin yapıldığı yerin kendisine itiraz ediliyorsa, bu yetki itirazı ödeme emrine itirazla birlikte ve süresinde ileri sürülmelidir. Sonradan yapılan yetki itirazı sonuç doğurmaz.
Maaş Haczinde Tipik Uyuşmazlıklar
- Ücretten kanunun izin verdiği orandan fazla kesinti yapılması
- Haczedilemeyecek nitelikteki ödemelerin kesintiye dâhil edilmesi
- Birden fazla haciz bulunduğunda sıranın hatalı uygulanması
- İşverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi
- Borçlunun muvafakatiyle yapılan kesintinin kapsamının tartışmalı kalması
Satış Aşamasında Süreler Çok Kısadır
- Kıymet takdiri raporunun tebliğinden itibaren itiraz süresi takvime işlenir.
- Rapora itiraz edilecekse, karşılaştırmalı emsal değer bilgileri hazırlanır.
- Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği kontrol edilir.
- İhale sonrası feshi talebi için öngörülen süre ayrıca hesaplanır.
- Fesih sebebi, ihaleye katılımı etkileyen somut bir aykırılığa dayandırılır.
Delil Eksikliği: Bordro ve Tebligat Parçası
Bu dosyalarda kaybedilen davaların önemli bölümü, iki basit belgenin dosyada bulunmamasından kaynaklanır. Birincisi, kesintinin fiilen ne kadar yapıldığını gösteren aylık bordrolardır; itirazın somut bir rakama dayanması ancak bunlarla mümkündür. İkincisi, işlemin borçluya ne zaman tebliğ edildiğini gösteren tebligat evrakıdır; süresinde başvurulduğunun ispatı buna bağlıdır. Tebligatın usulsüz olduğu iddia ediliyorsa, öğrenme tarihinin de açıkça beyan edilmesi gerekir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Takibin türü, alacağın niteliği ve işlemin tarihi izlenecek yolu değiştirebileceğinden, süre kaçırılmadan önce icra dosyasının bir avukat tarafından incelenmesi tavsiye edilir.