Bir icra dosyasında satış aşamasına gelindiğinde veya borçlunun maaşına haciz konulduğunda, tarafların ilk sorusu çoğu zaman kime, nereye başvurulacağı olur. İcra ve İflas Kanunu, birbirine benzeyen bu iki uyuşmazlığı farklı mercilere dağıtmıştır; yanlış kapı çalındığında hem zaman hem de itiraz hakkı kaybedilir.
Hangi Uyuşmazlık Hangi Mercide Görülür?
İcra dairesinin bir işlemi kanuna veya olaya uygun değilse başvurulacak yol şikâyettir ve bu yol icra mahkemesine gider. Buna karşılık borcun esasına, yani borcun hiç doğmadığına ya da ödendiğine ilişkin çekişme kural olarak genel mahkemelerde çözülür. İtirazın kaldırılması talebi icra mahkemesinin, itirazın iptali davası ise uyuşmazlığın türüne göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesinin işidir. Bu ayrımı baştan yapmadan dilekçe yazmak, dosyanın görev yönünden reddiyle sonuçlanabilir.
Maaş Haczinde İtirazın Doğru Adresi
Maaş ve ücret üzerindeki haciz, kanunun izin verdiği oranla sınırlıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar, işverenin bu oranın üzerinde kesinti yapması, birden fazla dosya için sıra gözetilmeden kesinti uygulanması ve nafaka alacaklarının önceliğinin gözden kaçırılmasıdır. Bu hatalar icra dairesi işleminden kaynaklanıyorsa şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınır; işverenin bağımsız kusurundan doğuyorsa borçlunun işverene yönelttiği ayrı bir talep gündeme gelebilir. Kesinti bordrolarının aylık olarak arşivlenmesi, iddianın somutlaşmasını sağlar.
Satış Aşamasında Bildirimlerin Ağırlığı
Satış süreci, bildirim yoğunluğu en yüksek aşamadır. Kıymet takdiri raporunun ve satış ilanının ilgililere usulüne uygun ulaştırılmaması, ihalenin feshi talebinin en çok dayandırıldığı gerekçelerdendir. Bu nedenle borçlu, rehin alacaklısı ve tapu kaydındaki ilgililer bakımından tebligat parçalarının dosyada bulunup bulunmadığı tek tek denetlenmelidir.
Tebligat Gecikmesini Belgelemek
Tebligatın geç ulaşması ya da hiç ulaşmaması tek başına yeterli bir savunma değildir; iddianın belgeye bağlanması gerekir. Pratikte şu üç unsur aranır: tebligat mazbatasındaki adres ile güncel adres kaydının karşılaştırılması, mazbatadaki şerhin kanunun aradığı açıklamayı taşıyıp taşımadığı ve dosyanın gerçekte hangi tarihte öğrenildiği. Öğrenme tarihi beyan edilirken, o tarihi destekleyen bir kayıt (dosya sorgusu, banka bloke bildirimi, işveren yazısı) birlikte sunulmalıdır.
Dosya Açılmadan Önce Bakılacaklar
- Takibin dayanağı belge ile talep edilen kalemler örtüşüyor mu?
- Tebliğ tarihleri ve süre başlangıçları tek bir tabloda mı?
- Maaş kesinti oranı ve dosya sırası doğru uygulanmış mı?
- Satış ilanı ilgililerin tamamına gönderilmiş mi?
Yukarıdaki çerçeve genel bir yol göstericidir. Takip türü, alacağın niteliği ve tarafların sıfatı değiştiğinde görevli merci ve süre hesabı da değişir; dosyanızın kendi belgeleri üzerinden bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.