İçeriğe geç
AC

Maaş Haczi ve Satış Aşamasında İtiraz: İcra Mahkemesi ve Yetki Analizi

6 Nisan 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlunun en çok hissettiği iki işlem maaş haczi ve haczedilen malın satışıdır. İkisi de İİK’da ayrı usullere bağlanmıştır ve her ikisine karşı başvurulacak merci genel mahkemeler değil, icra mahkemesidir. Buradaki en yaygın hata, itiraz ile şikâyet kavramlarının birbirinin yerine kullanılmasıdır.

Maaş Haczinde Sınır ve Sıra

İİK, maaş ve ücret üzerine konulan haczin belirli bir orandan fazlasını kapsayamayacağını düzenler; nafaka alacakları bakımından ise ayrı bir rejim öngörülmüştür. Uygulamada sorun genellikle kesinti oranının aşılmasından ya da birden fazla dosyanın aynı anda kesinti yapmasından doğar. Birden çok haciz varsa sıra cetveline göre işlem yapılması gerekir. Borçlunun haciz öncesinde verdiği fazla kesinti muvafakatinin geçerliliği tartışmalıdır; bu nedenle muvafakatin hangi aşamada alındığı dosyaya açıkça yansıtılmalıdır.

Satış Aşamasında Kontrol Noktaları

Satış sürecinde kıymet takdiri, satış ilanı ve ihale ayrı ayrı denetlenebilir. Kıymet takdirine karşı itiraz süresi ihale gününü beklemez; değer düşük tespit edilmişse bu aşamada müdahale edilmelidir. Satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve ilanın içeriğindeki eksiklikler, ihalenin feshi talebinin başlıca dayanaklarıdır. İhalenin feshi istemi için öngörülen süre kısadır ve ihale tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Şikâyet ile İtirazın Ayrımı

Borca ve imzaya itiraz takibin başındaki bir savunmadır; icra dairesine yöneltilir. Haczin usulsüzlüğü, kesinti oranının hatalı uygulanması veya satış işlemlerindeki hukuka aykırılık ise şikâyet konusudur ve icra mahkemesine yapılır. Şikâyet için İİK’da kural olarak kısa bir süre öngörülmüş olsa da, kamu düzenine aykırılık hâlleri süreye bağlı değildir. Görevli ve yetkili mahkeme, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesidir; başka yer mahkemesine yapılan başvuru zaman kaybettirir.

Ödeme Planı mı, Şikâyet Yolu mu?

Kesinti oranı hukuka uygunsa ve borcun varlığı tartışmasızsa, alacaklıyla yapılacak taksit anlaşması hem satış riskini erteler hem masrafı azaltır. Bu anlaşmanın icra dosyasına tutanakla geçirilmesi gerekir; dosya dışı yapılan sözlü mutabakat sonradan ispat edilemez. Buna karşılık kesinti sınırı aşılmışsa ya da satış işlemlerinde usul eksikliği varsa, anlaşma beklenirken şikâyet süresinin dolmasına izin verilmemelidir. İki yol birlikte yürütülebilir.

Bu bilgiler genel çerçeve sunar. Takip türü, dosyadaki tebligat tarihleri ve haczedilen malın niteliği izlenecek yolu değiştirdiğinden, başvuru öncesinde dosya örneği üzerinden inceleme yapılmasında yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla