İçeriğe geç
AC

İcra Satış Sürecinde Maaş Haczi: Borçlu ve Alacaklı İçin Risk Kontrol Listesi

24 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 167 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İcra takibinin ilerleyen aşamalarında iki mekanizma çoğu zaman aynı dosyada yan yana yürür: taşınır veya taşınmaz malın satışı ile maaş üzerine konulan haciz. İİK sistemi bu iki yolu farklı takvimlere ve farklı sınırlara bağlamıştır; HMK'nın genel usul kuralları da itiraz ve şikâyet aşamalarında devreye girer. Her iki tarafın da kaybı genellikle aynı yerden doğar: takvimin ve sınırların yazılı olarak izlenmemesi.

Maaş Haczinde Sınırlar ve Sıra

Maaş üzerindeki haciz sınırsız değildir; ücretin belirli bir bölümü haczedilemez ve nafaka alacakları bakımından farklı bir düzen uygulanır. Birden fazla dosya aynı maaşa yöneldiğinde ise sıra ilkesi devreye girer; sonraki dosya, önceki dosya kapanmadan kural olarak kesinti alamaz. İşverenin bu düzeni yanlış uygulaması hem borçlu hem alacaklı için kayıp doğurur. Bu nedenle maaş kesintisinin başladığı tarih, kesinti oranı ve dosya sırası her ay kontrol edilmelidir.

Satış Aşaması İçin Kontrol Listesi

  • Haciz tutanağının içeriği ve malın tam olarak tanımlanıp tanımlanmadığı
  • Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi ve rapora itiraz penceresi
  • Satış talebinin süresinde yapılıp yapılmadığı
  • İlan ve tebligatların usulüne uygun tamamlanması
  • Taşınmaz üzerindeki ipotek ve şerhlerin satışa etkisi
  • Üçüncü kişilerin istihkak iddialarının zamanında değerlendirilmesi

Borçlu Açısından Gözden Kaçan Savunmalar

Borçlu tarafında en sık kaçırılan iki nokta, kıymet takdirine itiraz süresi ve haczedilmezlik şikâyetidir. Değer tespiti gerçek piyasa değerinin altında kalmışsa ve buna zamanında itiraz edilmemişse, satış bu değer üzerinden ilerler. Aynı şekilde maaşın haczedilemeyen kısmına dokunulmuşsa ya da haczedilmezlik kapsamındaki eşya haczedilmişse, bunun süresinde ileri sürülmesi gerekir; sessiz kalınması sonucu kabul anlamına gelebilir.

Taksitle Ödeme Anlaşması mı, Satışın Sürdürülmesi mi

Alacaklı açısından karar eşiği nettir: satıştan beklenen net tahsilat ile borçlunun düzenli ödeme kapasitesi karşılaştırılmalıdır. Üzerinde yüksek tutarlı ipotek bulunan bir taşınmazın satışı, masraf ve süre yükü dikkate alındığında beklenen sonucu vermeyebilir. Borçlu açısından ise taksit taahhüdü ciddi sonuçlar doğuran bir işlemdir; yerine getirilemeyecek bir taahhüt, mevcut durumu daha ağır hale getirebilir. Bu nedenle ödeme planı, gerçek gelir tablosu üzerinden ve yazılı olarak kurulmalıdır.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; dosyanın aşaması, malın niteliği ve alacağın kaynağı sonucu değiştirir. Takip dosyanıza özgü adımlar için hukuki değerlendirme almanız uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla