İcra dosyasında iki aşama borçlu açısından en sert sonucu doğurur: düzenli gelire konulan haciz ve haczedilen malın paraya çevrilmesi. Satış aşaması ile maaş haczi farklı kurallara tabidir; ancak ikisinde de hak kaybı neredeyse her zaman kısa süreli şikâyet ve itiraz yollarının kaçırılmasından doğar. İİK ve HMK çerçevesinde ilerleyen bu rehber, bu iki aşamanın takvimini ele alır.
Maaş Haczinde Sınırlar ve Sıra
- Maaş ve ücretin tamamı haczedilemez; kanun, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan kısmı koruyarak haczedilebilir orana bir sınır getirmiştir.
- Birden fazla dosyadan haciz gelmesi hâlinde kesintiler aynı anda uygulanmaz; sıraya girer ve önceki dosya kapandıkça sonraki devreye girer.
- Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama farklı işler.
- Emekli aylıkları ve bazı sosyal ödemeler için özel koruma kuralları bulunur; borçlunun yazılı muvafakati olmaksızın yapılan kesinti tartışma konusu olur.
Şikâyet Süresi: Yedi Günlük Pencere
İcra dairesinin işlemine karşı icra mahkemesine yapılacak şikâyet, kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren kısa bir süreye tabidir. Buna karşılık kamu düzenine aykırılık ve hakkı ihlal edilen kişinin sürekli olarak ileri sürebileceği hâller bakımından şikâyet süreye bağlı değildir; örneğin haczedilmezlik iddiasının bir kısmı bu kapsamda değerlendirilir. Bu ayrım yapılmadan “nasılsa geç kaldım” diyerek başvurudan vazgeçmek, çoğu zaman yanlış bir sonuçtur.
Satış Aşamasında Kontrol Noktaları
- Kıymet takdirinin tebliği: rapordaki değere itiraz için kanunda öngörülen kısa süre, tebliğ tarihinden işler.
- Satış talebi süresi: alacaklının kanunda belirlenen süre içinde satış istememesi hâlinde haciz düşer; bu durum borçlu lehine bir savunma imkânı doğurur.
- Satış ilanının usulüne uygun tebliği: ilgililere tebliğ edilmemesi ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir.
- İhalenin feshi talebi: ihale tarihinden ya da öğrenmeden itibaren işleyen kısa süre içinde icra mahkemesine yapılır.
Borçlu ve Alacaklı İçin Ortak Risk
Usule aykırı işlem yalnızca borçluyu değil alacaklıyı da vurur. Tebligatın usulsüz yapılması, alacaklı açısından tüm satış sürecinin geriye alınması anlamına gelebilir. Bu nedenle her iki taraf da tebligat parçalarını, tarihlerini ve tebliğ şerhlerini dosyanın en başında kontrol etmelidir. Özellikle adres değişikliği bildirilmemişse tebligatın hangi hükme göre yapıldığı ayrıca incelenmelidir.
Pratik Takip Yöntemi
Dosya bazında tek bir tablo tutulması, bu alanda en işlevsel yöntemdir: sütunlar tebliğ tarihi, işlem türü, süre sonu ve yapılacak başvuru olarak belirlenir. Elektronik icra sisteminden dosya hareketlerinin düzenli aralıklarla izlenmesi, tebligatın gecikmesi hâlinde bile öğrenme anını öne çeker.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Alacağın türü, dosyadaki haciz sırası ve tebligat durumu sonucu değiştirdiğinden, başvuru yapılmadan önce dosyanın incelenmesi gerekir.