İçeriğe geç
AC

İcrada Satış ve Mal Beyanı: İtiraz Adımlarının Doğru Sırası

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İcra takibinde satış aşaması, borçlu için son değil çoğu zaman ilk gerçek uyanma anıdır. Oysa o noktaya gelindiğinde birçok itiraz yolu kapanmış olur. İİK ve HMK çerçevesinde, ödeme emrinin tebliğinden ihalenin feshine kadar hangi adımın hangi sırada atılacağı ve mal beyanı yükümlülüğünün nereye oturduğu aşağıda ele alınmıştır.

Ödeme Emrinin Tebliğiyle Başlayan Zincir

Takibin bütün süreleri ödeme veya icra emrinin tebliğinden hesaplanır. Bu nedenle dosyanın ilk incelemesi tebliğ evrakı üzerinden yapılmalıdır: tebliğin yapıldığı adres, evrakı teslim alan kişinin sıfatı, kapıya bırakma hâlinde yapılan bildirimin usulüne uygunluğu. Usulsüz tebliğ iddiası, kaçırılmış bir itiraz süresini yeniden açabilecek tek yol olduğu için özenle kurulmalıdır. Elektronik tebligat kullanılan dosyalarda ise sisteme bırakılma anının yarattığı gecikme riski ayrıca değerlendirilir.

Mal Beyanı Yükümlülüğünün Yeri

Mal beyanı, borçlunun malvarlığını icra dosyasına bildirmesidir ve bu yükümlülük süreye bağlıdır. Yükümlülüğün hiç yerine getirilmemesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunulması, İİK kapsamında ayrı yaptırımlar doğurur. Beyanın "malım yoktur" biçiminde tek satırla yapılması yeterli görülmez; geçim kaynağının ne olduğu da açıklanmalıdır. Beyandan sonra malvarlığında değişiklik olduğunda bunun bildirilmesi de gerekir.

Kıymet Takdiri ve Satış İlanı

  1. Haczedilen mala ilişkin kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinde, itiraz süresi işlemeye başlar; rapor beklenip satış aşamasında itiraz edilmesi sonuç vermez.
  2. Kıymet takdirine itiraz, emsal veriler ve malın niteliğine ilişkin somut bilgilerle desteklenmelidir.
  3. Satış ilanının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve ilgililere tebliğ edilip edilmediği kontrol edilir.
  4. Taşınmazda kira ilişkisi veya üçüncü kişi hakkı varsa bu durum satıştan önce dosyaya bildirilmelidir.

İhalenin Feshi ve Tebligat Gecikmesi

İhalenin feshi talebi kısa bir süreye tabidir ve bu süre ihale tarihinden ya da usulsüzlüğün öğrenilmesinden itibaren hesaplanır. Bu alandaki en sık hak kaybı, satış ilanının veya kıymet takdiri raporunun borçlunun eline geçmemesinden doğar; borçlu satışı ancak taşınmazın el değiştirmesiyle öğrenir ve fesih süresi çoktan işlemeye başlamıştır. Bu nedenle icra dosyası, tebligat beklenmeden düzenli aralıklarla incelenmelidir. Dosyadaki her tebliğ evrakının tarihi, tek bir takip listesinde tutulduğunda hangi itiraz yolunun hâlâ açık olduğu görülebilir.

İcra dosyalarında süreler kısa ve birbirine bağlıdır. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; takip dosyanızın evrakı ve tebligat kayıtları incelenmeden hangi itirazın kullanılabileceği söylenemeyeceği için, satış aşamasından önce hukuki destek alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla