İçeriğe geç
AC

İcrada Satış ve Mal Beyanı: Şikâyet ile İtirazı Karıştırmadan Doğru Mercie Başvurmak

10 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İcra takibinde borçlu ya da alacaklı sıfatıyla yapılan başvuruların önemli bir kısmı, esasa girilmeden reddedilir. Sebep çoğu zaman iddianın haksızlığı değil, başvurunun türünün ve muhatabının yanlış seçilmesidir. İİK uygulamasında itiraz, şikâyet ve dava birbirinin yerine geçmez; her biri farklı mercie, farklı biçimde yapılır. Bu rehber satış aşaması ve mal beyanı ekseninde bu ayrımı ele alır.

Üç Farklı Yol, Üç Farklı Muhatap

  • İtiraz: Ödeme emrine karşı yapılır ve kural olarak takibin yürüdüğü icra dairesine sunulur; takibi durdurmaya yönelik bir irade beyanıdır.
  • Şikâyet: İcra dairesinin işleminin kanuna aykırı ya da hadiseye uygun olmadığı iddiasıyla icra mahkemesine yapılır.
  • Dava: İstihkak, menfi tespit, istirdat gibi talepler ayrı bir dava olarak açılır ve genel mahkeme veya icra mahkemesi arasındaki ayrım talebin niteliğine göre belirlenir.

Şikâyet dilekçesini icra dairesine, itirazı ise mahkemeye vermek uygulamada sık görülen bir hatadır ve süreler kısa olduğundan telafisi güçtür.

Satış Aşamasında Kritik Kontroller

Satış aşaması, itirazların en dar zamana sıkıştığı bölümdür. Şu noktalar sırayla denetlenmelidir:

  1. Kıymet takdiri raporunun tebliğ edilip edilmediği ve rapora karşı süresinde başvuru yapılıp yapılmadığı
  2. Satış ilanının usulüne uygun tebliği; ilgililere tebligat yapılmamış olması ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülebilir
  3. Taşınmazdaki şerh, haciz ve ipoteklerin sıra cetveline doğru yansıyıp yansımadığı
  4. Elektronik satış sürecinde teminat ve teklif kurallarının işletilmesi

İhalenin feshi talebinin yeri

İhalenin feshi, genel hukuk mahkemesinde açılan bağımsız bir dava değildir; icra mahkemesine yöneltilir ve süresi kısadır. Talebin gecikmesi hâlinde ihale kesinleşir ve tapu devri gerçekleşir; bu aşamadan sonra sonuç almak çok daha zordur.

Mal Beyanının İki Yüzü

Borçlu açısından mal beyanı yalnızca bir form doldurma işi değildir. Gerçeğe aykırı veya eksik beyan, ayrı bir sorumluluk doğurabilir. Alacaklı açısından ise beyanın boş bırakılması takibin sonu değildir; banka, tapu, trafik ve SGK kayıtlarına yönelik haciz talepleri ile araştırma sürdürülür. Beyanda gösterilen malın gerçekte üçüncü kişiye devredildiği tespit edilirse, devrin tarihi ve bedeli üzerinden ayrı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.

Dosya Takibinde Pratik Düzen

Her dosya için tebliğ tarihleri, süre bitiş günleri ve yapılan başvurunun türü tek bir tabloda tutulmalıdır. İcra dosyalarında sürelerin gün bazında işlemesi nedeniyle son güne bırakılan başvurular, evrakın havale sırasına takıldığında geçersiz hâle gelebilir.

Hatırlatma

Bu metin uygulamadaki genel akışı özetler. Takibin türü, alacağın dayanağı ve satışın hangi aşamada olduğu izlenecek yolu değiştirir; icra dosyanızdaki somut durumu bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla