İçeriğe geç
AC

İcra Satışında Mal Beyanı: Şikayet Mercii, İcra Mahkemesi ve Süre Haritası

17 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İcra takibinde satış aşaması, dosyanın en teknik ve en hızlı ilerleyen bölümüdür. Mal beyanı, haciz ve satış arasındaki bağ doğru kurulmadığında hem alacaklı tahsilatı geciktirir hem borçlu itiraz haklarını kullanamadan taşınmazını kaybedebilir. Bu rehber, İİK ekseninde hangi itirazın hangi mercie yapılacağını netleştirir.

Mal Beyanı Sadece Bir Form Değildir

Borçlunun ödeme emrine karşı süresinde mal beyanında bulunması bir yükümlülüktür. Beyanın hiç verilmemesi ya da gerçeğe aykırı verilmesi, ayrı yaptırımlar doğurur ve bu talepler icra ceza mahkemesinde görülür. Buna karşılık beyanın içeriğine, haczedilemezlik iddiasına veya haczin kapsamına ilişkin uyuşmazlıklar icra mahkemesinin alanındadır. Aynı dosyadan doğan iki farklı talebin iki farklı mahkemeye gitmesi, uygulamada en sık yapılan yönlendirme hatasıdır.

Yetkili İcra Mahkemesi Nasıl Belirlenir?

Şikayet ve itirazlar, takibin yürütüldüğü icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Borçlunun ya da alacaklının başka şehirde oturması bu kuralı değiştirmez. Talimat yoluyla başka bir ilde yapılan haciz ve satış işlemlerinde ise, o işleme özgü şikayetler talimat icra dairesinin bağlı olduğu mahkemeye yöneltilir. Bu ayrım, özellikle taşınmazın esas takip dosyasından farklı bir ilde bulunduğu satışlarda belirleyicidir.

Satış Sürecinde Kritik Duraklar

  1. Kıymet takdiri raporunun tebliği: rapora itiraz süresi kısadır ve bu aşamada itiraz edilmezse satış bedelinin dayanağı tartışılamaz hâle gelir.
  2. Satış ilanının tebliği: usulsüz tebligat, ihalenin feshi talebinin en sık dayanağıdır.
  3. Elektronik ortamda teklif verme süreci ve ihalenin gerçekleşmesi.
  4. İhalenin feshi talebi: kısa ve hak düşürücü süreye tabidir; talep icra mahkemesine yapılır.

Delil Eksikliğinin Somut Bedeli

İhalenin feshi taleplerinde en çok kaybedilen argüman, taşınmazın gerçek değerinin altında satıldığı iddiasıdır. Bu iddia, kıymet takdiri aşamasında itiraz edilmemişse çoğu zaman dinlenmez. Aynı şekilde tebligatın usulsüz olduğu savunması, tebligat parçasının incelenmesini ve adres kayıt sistemindeki kaydın gösterilmesini gerektirir; salt öğrenmedim beyanı sonuç doğurmaz. Bu nedenle borçlunun dosyayı düzenli takip etmesi ve her tebligatın tarihini kaydetmesi gerekir.

Alacaklı Tarafın Kontrol Listesi

Alacaklı bakımından ise en sık karşılaşılan sorun, satış talebinin süresi içinde yapılmaması nedeniyle haczin düşmesidir. Haciz tarihleri, satış talebi süreleri ve avans yatırma tarihleri tek bir takvimde izlenmelidir. Üzerinde ipotek veya intifa hakkı bulunan taşınmazlarda, satışın hangi yükle birlikte yapılacağının şartnameye doğru yazılması da tahsilat sonucunu doğrudan etkiler.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; takip türü, malın niteliği ve dosyadaki aşama yapılacak işlemi değiştireceğinden, satış sürecine girmeden önce hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla